Yayınlar >> TESK Yayınları >> TESK ve Alt Teşkilatı İçin Hizmet İçi Eğitim El Kitabı >> 507 Sayılı Kanun ve Uygulamaları

 

1- Hukuki Olarak Odaya Üyelik Ne Zaman Başlar?

2- Farklı İki Odaya Birden Kayıt Yaptırmak Hangi Halde Mümkündür?

3- Esnaf ve Sanatkar Aynı İl ve İlçe Sınırında, Aynı Konuda İkinci Bir İşyeri Açtığında, İkinci Kez Meslek Odası Kaydı Yaptıracak mı?


4- Esnaf ve Sanatkarların, Başka Bir İlde Aynı Konuda İkinci Bir İşyeri Açtıklarında, Bulundukları İl Esnaf ve Sanatkar Siciline ve İlgili Odaya Kayıt Olma Zorunlulukları Var mı?

5- Yabancı Devlet Uyruğunda Bulunanlar Esnaf ve Sanatkarlar Odalarına Kayıt Yaptırabilirler mi?

6- Esnaf ve Sanatkarların Yanlarında Çalışanların Odaya Kayıtları Zorunlu mudur ?


7- Odalar Kayıt Silme İşleminde Nelere Dikkat Etmesi Gerekir?


8- Ticari Faaliyetine Son Vererek Vergi Kaydını Sildiren Esnaf ve Sanatkarın, Esnaf-Sanatkar Niteliği Ortadan Kalkar mı?

9- Oda Üyesi  Olan Esnaf ve Sanatkarın Vefatı Durumunda, Mirasçısının Yükümlülükleri Nelerdir?

10- 507 Sayılı Kanunun 37. Maddesi Gereğince, Ödenmesi Gereken Kayıt Ücreti ve Yıllık Aidatların, Süresi İçinde Ödenmemesi Halinde Nasıl Bir Uygulamaya Gidilir?

11- Daha Önce Karma Odalara Kayıtlı Üyenin, İhtisas Odası Kurulduktan Sonra Yeni Odaya Resen Kaydı Yapılırken Kayıt Ücretinin Tekrar Alınması Gerekir mi?

12- 507 Sayılı Kanunun 37. Maddesinde Düzenlenen Yıllık Aidatın İlk Taksiti Ödendikten Sonra, Asgari Ücretin Değişmesi Durumunda Ekim Ayında Ödenmesi Gereken İkinci Taksit Tutarı, Yeni Asgari Ücrete Göre Belirlenecek Yıllık Aidatın Yarısı Tutarında mı Tahsil Edilecek?

13- Kayıt Ücreti ve Yıllık Aidat Tutarlarının Kredi Kartı ile Ödenmesi Mümkün müdür?


14- 507 Sayılı Kanunun Ek-5. Maddesinde Yer Alan Katılma Payı Nasıl Hesaplanır, Süresi İçinde Ödenmemesi Halinde Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında 6183 Sayılı Kanun Hükümleri Uygulanır mı? Bu Durumda Uygulanacak Olan Gecikme Zammı Katılma Payının  Bir Mislini Geçebilir mi?


15- Odalarda  Statü Değişikliği Nasıl Yapılmalıdır?

16- “Odaların Faaliyette Bulunmaması” Tek Başına Bir Fesih Sebebi Olabilir mi?

17- 507 Sayılı Kanunun Yürürlüğe Girdiği Tarihten Önce Olağan Genel Kurullarını Yapmamış Olan Odalar ile Kanunun Fesihle İlgili 40. Maddesinde Belirtilen Üye Sayısının Altında Üyesi Olan Odalar İçin Nasıl Bir Durum Söz Konusudur?


18- Oda Yönetim Kurulu Başkanı Olan Bir Kişinin Tutuklanması ve Yargılamasının Sürmesi Durumunda Üyelik Durumu Devam Eder mi? Bu Süre İçerisinde İlgili Üyeye, Yönetim Kurulu Başkan ve Başkan Vekilleri İle Denetim Kurulu Üyelerine Verilen Aylık Ücret Ödemesi Devam Eder mi?

19- Oda, Birlik, federasyon ve Konfederasyon Organlarına Seçimle Gelen Kişilerin Şehir Dışı veya Yurtdışında Görevlendirilmelerinde Hangi Esaslara uyulmalıdır?

20- Sorumluluğu Görülen Yönetim Kurulu Üyeleri Hakkında Genel Kurul Hangi İşlemleri Yapabilir ?

21- Oda Yönetim Kurulu Toplantıları Çağrı Yapılmaksızın Gerçekleştirilebilir mi?

22- Birlik, Federasyon, Konfederasyon Yönetim Kurulu Üyelerinin Mazeretsiz Olarak Üst Üste Üç Yönetim Kurulu Toplantısına Katılmaması Halinde Üyelikleri Düşer mi?


23- Yönetim Kurulu Üyeliğine Seçilebilme Şartını Taşımayanların veya Kaybedenler Üyelikleri Sona   Erer  mi?


24- Oda Yönetim Kurulu Hangi Çoğunlukla Toplanır ve Kararlar Hangi Çoğunlukla Alınır?

25- Yönetim Kurulu Üyeliğinde Boşalma Olursa Yedek Üyelerin Çağrılmasında Hangi Esasa Uyulur?

26- 507 Sayılı Kanuna Tabi Oda, Birlik, Federasyon ve Konfederasyon Yönetim, Denetim ve Disiplin Kurulu Üyesi Olan Birisi, Belediye Başkanı, Belediye Meclis Üyesi veya Milletvekili Seçildiğinde Meslek Kuruluşundaki Üyeliği Sona Erer mi?

27- Belirlenen Ücret Tarifelerinin Altında Mal ve Hizmet Satışı Yapılabilir mi? Ücret Tarifelerine İlişkin Yönetmeliğin 4 Üncü Maddesinde Yer Alan Hüküm Her Esnaf ve Sanatkarca Harfiyen Uyulması Gereken Bir Mesleki Karar Niteliğinde midir?

28- Esnaf ve Sanatkar Dışında Üretim Yapan veya Hizmet Veren Tacir ve Sanayicilerin Tarifeleri Neye Göre Belirlenir?


29- Ücret Tarifelerinin Yabancı Dillerde Basılıp Kullanılması Mümkün müdür?


30- Odalarca Hazırlanan Ücret Tarifeleri Birlik Tarafından Değiştirilerek Uygulamaya Konulabilir mi?


31- Ücret Tarifelerine İtirazın Şekil ve Şartları Nelerdir?

32- Birlik Başkanlar Kurulu ya da Yönetim Kurulunun, Esnaf ve Sanatkarların Mal ve Hizmetlerin Ücretlerini Tarifeye Bağlama Yetkilerini Başka Kurum ve Kuruluşlara Devretmeleri Mümkün müdür?


33- Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birlikleri, Bağlı Odalarına, Belli Bir Plan Dahilinde Geri Ödemeleri Kaydıyla Maddi Yardımda Bulunulabilir mi?


34- 507 Sayılı Kanunun 12/i Maddesine Göre Odaların Yardımda Bulunabileceği Umumi Menfaate Hadim Kuruluşlar Hangileridir?

35- Oda, Birlik, Federasyon ve Konfederasyon Hangi Amaçlara Yönelik Kooperatif Kurabilir, Esnaf Kuruluşlarında Kooperatif Kurma veya Kurulmuş Olan Bir Kooperatife Katılmaya Karar Verme Yetkisi Kime Aittir ?

36- Odalar ve Üst Kuruluşlarında Kullanılacak Defter, Evrak ve Belge ile Oda Üyelerinin Mesleklerinin İcrası Nedeniyle Resmi Kurum ve Kuruluşlara Verecekleri Evrakların Basım ve Dağıtımı Kime Aittir? Bu Evrakların Yasada Öngörülen Hükümler Dışında Basılması ve Dağıtılması Durumunda Uygulanacak Müeyyide Nedir?

37- Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğüne Yaptırılan Resmi Mühür ya da Beratının Kaybolması Durumunda Neler Yapılmalıdır?


38- Her Türlü Vergi, Resim ve Harçlardan Muafiyet İfadesinin Yer Aldığı Ek 11 inci Maddenin Kapsamı Nedir?

39- Teşkilatımızca Verilecek Burslarda Uyulması Gereken Kurallar Nelerdir?

40- Teşkilatımızca Düzenlenecek Çeşitli Etkinliklere İlişkin Harcamalarda Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar Nelerdir?

 


 1- Hukuki Olarak Odaya Üyelik Ne Zaman Başlar?

 

507 sayılı Kanunun 119. maddesinin son fıkrasında “Esnaf ve sanatkarların mesleki faaliyette bulunabilmeleri  ve ilgili odaya kaydedilmeleri için, esnaf ve sanatkar siciline kayıtları şarttır.” hükmü yer aldığından, üyelik için öncelikle sicil kaydının yapılması gerekmektedir. Sicil kaydı yapılmış olan esnaf ve sanatkarın odaya üyeliği, yönetim kurulunun üyeliğe girme hakkında karar alması ve alınan kararın, karar defterine yazılıp yönetim kurulu üyeleri tarafından imzalanmasıyla olur.

Baş'a  Dönüş



2- Farklı İki Odaya Birden Kayıt Yaptırmak Hangi Halde Mümkündür?

Bilindiği üzere 507 sayılı Kanunun 5. maddesinde “Esnaf ve sanatkar siciline kayıtlı esnaf ve sanatkarlar çalışma bölgelerindeki ilgili odaya kayıt olmak  zorundadırlar.” hükmü yer almaktadır. Esnaf ve sanatkarların aynı çalışma bölgesi içinde aynı meslek kolunda, farklı  iki odaya birden kayıt yaptırmaları söz konusu değildir. Bu nedenle çalışma bölgesindeki oda kaydı yeterlidir. Esnaf ve sanatkar aynı zamanda farklı iki mesleği icra ediyorsa; ayrı ayrı iki odaya kayıt yaptırabilir.

Baş'a  Dönüş




3- Esnaf ve Sanatkar Aynı İl ve İlçe Sınırında, Aynı Konuda İkinci Bir İşyeri Açtığında, İkinci Kez Meslek Odası Kaydı Yaptıracak mı?

Hayır. Esnaf ve sanatkar aynı il ve ilçe sınırında, aynı konuda  ikinci veya daha fazla sayıda  işyeri açtığında tek bir oda  (aynı meslek odası)kaydı yaptıracaktır. Ancak Sicil kayıtlarında diğer işyerlerinin adreslerinin ilave edilmesi şarttır.  

Baş'a  Dönüş


4- Esnaf ve Sanatkarların, Başka Bir İlde Aynı Konuda İkinci Bir İşyeri Açtıklarında, Bulundukları İl Esnaf ve Sanatkar Siciline ve İlgili Odaya Kayıt Olma Zorunlulukları Var mı?

Bilindiği üzere 507 sayılı Kanunun 4. maddesinde, “....esnaf ve sanatkarların çalışma bölgesi bulundukları ilçenin sınırlarıdır.... “,

5. maddesinde, “...esnaf ve sanatkar siciline kayıtlı esnaf ve sanatkarlar çalışma bölgesi içindeki ilgili odaya kayıt olmak zorundadırlar....”,

119. maddede ise “...esnaf ve sanatkarlar mesleki faaliyette bulunabilmeleri ve ilgili odaya kaydedilmeleri için sicile kayıt şarttır...”, hükümleri yer almaktadır. 

Yasal değerlendirmelerin ışığı altında; esnaf ve sanatkarlar da başka bir il sınırında işyeri açtıklarında, bulundukları Esnaf ve Sanatkar Siciline ve ilgili odaya kayıt olmak zorundadır.                                                                   

Baş'a  Dönüş


5- Yabancı Devlet Uyruğunda Bulunanlar Esnaf ve Sanatkarlar Odalarına Kayıt Yaptırabilirler mi?

 

507 sayılı Kanunun “Üyelik Nitelikleri” başlıklı 8. maddesinin (a) bendi, “Esnaf ve Sanatkarlar Odalarına üye olabilmek için, Türkiye Cumhuriyeti uyruğunda olmak veya yabancı devlet uyruğunda bulunmakla beraber Türkiye’de sanat ve ticareti yürütmeye izinli bulunmak” şeklinde düzenlenmiştir. 

Diğer taraftan; 2527 sayılı Türk Soylu Yabancıların Türkiye’de Sanatlarını Serbestçe Yapabilmelerine, Kamu, Özel Kuruluş veya İşyerlerinde Çalıştırılabilmelerine İlişkin Kanunun “Çalışma İzni Verilmesi” başlıklı 3. maddesinde “Türk soylu yabancıların, kanunlarda Türk vatandaşlarının yapabileceği belirtilen meslek, sanat ve işlerde çalışma ve çalıştırılabilmeleri için, özel kanunlarda aranan nitelikleri taşımak ve yükümlülükleri yerine getirmek şartıyla, Bakanlar Kurulunca tespit edilecek usul ve esaslar çerçevesinde, Dışişleri ve ilgili bakanlıkların görüşleri alınarak İçişleri Bakanlığınca süreli olarak izin verilebilir. Bu izin süresi sona erdiğinde yenilenebileceği gibi, her zaman geri de alınabilir.” denilmektedir. 

Yine aynı Kanunun “Meslek Kuruluşlarına Girme” başlıklı 4. maddesi ise “Bu Kanunun 3. maddesine göre çalışma veya çalıştırılabilmelerine izin verilenler, özel kanunlar uyarınca Türk vatandaşları gibi ilgili meslek kuruluşlarına kayıtlarını yaptırmakla yükümlüdürler. Bu kişiler girdikleri meslek kuruluşlarının; genel kurullarına katılma; seçme ve seçilme dışındaki bütün haklardan yararlanırlar.” hükmüne amir bulunmaktadır. 

Bu itibarla; anılan ilgili kanun maddeleri uyarınca, ülkemizde ticari ve mesleki faaliyette bulunmak için gerekli izin ve müsaadeyi almış olan yabancı devlet uyruğunda bulunanların  ilgili odaya kaydının yapılması gerekmektedir. 

Baş'a  Dönüş


6- Esnaf ve Sanatkarların Yanlarında Çalışanların Odaya Kayıtları Zorunlu mudur ?

 

Esnaf ve Sanatkarların yanlarında çalışanların hukuki durumlarına, 507 sayılı Kanunun “Odanın Tanımı” başlıklı 1 inci, “Kanunun Kapsamı” başlıklı 2 nci  ve”Üyelik Nitelikleri” başlıklı 8 inci maddesinin (c) fıkrasında açıkça yer verilmiştir. Esnaf ve sanatkarların yanlarında çalışanlar da meslek odalarının kuruluşunda yer almalarına ve bu odalara üye olmalarına, üyelik kayıtları yapıldıktan sonra tüm üyelerin sahip oldukları menfaatlerden yararlanabilecekleri gibi, seçme ve seçilme hakkını da kullanabilecekleri hükme bağlanmıştır. Reşit olmayanlar ise da aday üye olarak kaydedilebileceklerdir. Eğer kayıt yaptırmak istemiyorlarsa diğer  üyelerden farklı olarak üye  olmak zorunlulukları bulunmamaktadır. Yasa koyucu, esnaf ve sanatkarların yanlarında çalışanlara hukuken kendine özgü özel bir statü tanımış,onlara da birlikte çalıştıkları esnaf ve sanatkarlarımıza benzeyen bir koruma getirmiştir.

507 sayılı  Kanunun 119. maddesinde ise; “Bu Kanun kapsamındaki esnaf ve sanatkar, yanlarında çalışanlar hariç çalışmaya başladıkları tarihten itibaren 30 gün içinde yönetmelikte belirtilen hususlar ile durumlarında meydana gelen değişiklikleri, aynı süre içinde bağlı bulundukları sicile tescil ve ilan ettirmekle yükümlüdürler” hükmü yer almaktadır.

Kanunun 2. maddesi ve 119 maddesi karşılaştırıldığında bir çelişki olduğu görülmektedir. Ancak 2. maddenin yorumu yapıldığında, geçimini sınırlı olarak kamyonculuk, otomobilcilik ve şoförlükle temin eden kimselerin esnaf ve sanatkar niteliğindeki araç sahiplerinin yanlarında çalışan konumunda dahi olsalar,   bu amaçla kurulu bulunan odalara kaydedilmesi gerektiği ortaya çıkmaktadır.

Baş'a  Dönüş


7- Odalar Kayıt Silme İşleminde Nelere Dikkat Etmesi Gerekir? 

Kayıt silme işleminde, 507 Sayılı Kanunun 9 uncu maddesinde belirtilen nitelikleri kaybedenlerin Danıştay 8’inci Dairesi’nin 28.09.1995 tarihli esas 1995/2030 kararında da belirttiği üzere; 507 Sayılı Kanun hükümlerine göre odaların kayıtlı üyelerinin durumlarını tek tek inceleyerek üyelik niteliklerinden birini kaybettiklerini saptadıkları üyenin üyelik kaydına son vermeleri her zaman mümkün olduğu gibi, oda kayıtlarının Esnaf ve sanatkarlar sicili ile uygunluk göstermesi açısından esnaf sicilinden kaydı silinen üyelerinin kayıtlarını silmelerinin de mümkün olduğu ve Yönetim Kurulu kararı ile silme işleminin yapılacağı belirtilmiştir. 

Sicile kayıt ve mevcut olan bir kaydı ortadan kaldırmak esnaf ve sanatkarların mesleki kimlikleri açısından fevkalade önem taşıdığından bu çok önemli konuda kesin delillere yakın hukuki belgelere dayanarak işlem yapılmalıdır.

Baş'a  Dönüş


8- Ticari Faaliyetine Son Vererek Vergi Kaydını Sildiren Esnaf ve Sanatkarın, Esnaf-Sanatkar Niteliği Ortadan Kalkar mı?  

Bir üyenin işyerini kapatarak vergi mükellefiyetini sona erdirmesi halinde, esnaf ve sanatkar niteliğinin ortadan kalkabilmesi için, 507 sayılı Kanunun “Üyelik Niteliğinin Kaybı” başlıklı 9. maddesinde belirtilen hallerden birinin oluşması ve bu halin  yeterli ve geçerli hukuksal belgelerin varlığına dayandırılması veya üyenin kendi yazılı  başvurusu üzerine esnaf ve sanatkar sicilinden ve ilgili odadan kaydını sildirmesi neticesinde esnaf ve sanatkar niteliği de  sona erecektir. 

Baş'a  Dönüş


9- Oda Üyesi  Olan Esnaf ve Sanatkarın Vefatı Durumunda, Mirasçısının Yükümlülükleri Nelerdir?

507 sayılı Kanunun 35. maddesinde öngörülen kayıt beyannamelerinde bulunan hususlarla ilgili durum ve değişikliğin, ilgili odaya bildirilmesi ile ilgili 30 günlük süre, üye esnaf ve sanatkar ile yanlarında çalışanlar için geçerli olup, mirasçılar için uygulanma kabiliyeti yoktur.

Oda üyesi esnaf ve sanatkarın vefatı durumunda, genel olarak Miras Hukuku hükümleri çerçevesinde ölenin terekesi (hakları ve yükümlülükleri) bütün olarak mirasçılara intikal eder. Bu durumda vefat eden esnaf ve sanatkarların sicil ve oda kayıtlarının silinmesi yükümlülüğü kanuni mirasçılarına aittir. Ancak, 507 sayılı Yasanın 35. maddesinde belirtilen 30 günlük süreye uyulmadığı gerekçesiyle, aynı Kanunun 30. maddesinde belirtilen cezaların kanuni mirasçılara yüklenmesi söz konusu değildir.

Ancak, vefat eden esnaf ve sanatkara, 507 sayılı Kanunun 35. maddesi hükmüne uymaması nedeni ile vefatından önce kesilen, 30. maddede belirtilen para cezasını ödeme yükümlülüğü kanuni mirasçılarına aittir.

Baş'a  Dönüş


KAYIT ÜCRETİ VE YILLIK AİDAT 

10- 507 Sayılı Kanunun 37. Maddesi Gereğince, Ödenmesi Gereken Kayıt Ücreti ve Yıllık Aidatların, Süresi İçinde Ödenmemesi Halinde Nasıl Bir Uygulamaya Gidilir?

507 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar kanunun 37. maddesinde; “kayıt ücreti kayıt tarihinden itibaren bir ay içinde, yıllık aidat ise Nisan ve Ekim aylarında iki eşit taksitte ödenir. Süresi içinde ödenmeyen kayıt ücreti ve yıllık aidatlar için Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır” hükmü yer almaktadır. 

Buna göre yıllık  ödeme müddeti içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden itibaren her ay için ayrı ayrı gecikme zammı tatbik olunması gerekmekte ve hesaplanan gecikme zammı oranı yıllık aidatın bir mislini geçebilmektedir.  Bu tür borçlar içinde ödeme emri tanzim edilerek ilgili için İcra Müdürlükleri kanalı ile icra kovuşturması yapılmakta ve ödeme emrinin tebliğine rağmen borç ödenmezse haciz işlemi uygulanmaktadır.

Baş'a  Dönüş


11- Daha Önce Karma Odalara Kayıtlı Üyenin, İhtisas Odası Kurulduktan Sonra Yeni Odaya Resen Kaydı Yapılırken Kayıt Ücretinin Tekrar Alınması Gerekir mi?

 

507 sayılı Kanunun 4. Maddesinin birinci fıkrası ve 5. maddesi hükümleri gereği,  esnaf ve sanatkarların,  çalışma bölgesi içinde meslekleriyle ilgili yeni bir ihtisas odası kurulması halinde, kayıtlı bulundukları odalardaki kayıtlarının yeni kurulmuş olan ihtisas odasına gönderilmesi gerekeceğinden, bu kişilerin ayrıca yeni kurulan ihtisas odasına kayıt ücreti ödemeleri gerekmemektedir.

Baş'a  Dönüş


12- 507 Sayılı Kanunun 37. Maddesinde Düzenlenen Yıllık Aidatın İlk Taksiti Ödendikten Sonra, Asgari Ücretin Değişmesi Durumunda Ekim Ayında Ödenmesi Gereken İkinci Taksit Tutarı, Yeni Asgari Ücrete Göre Belirlenecek Yıllık Aidatın Yarısı Tutarında mı Tahsil Edilecek? 

Evet. Eğer yıllık aidatın ilk taksiti zamanında ödendi ise, ikinci taksit değişen asgari ücrete göre belirlenen yeni aidatın yarısı olarak tahsil edilecektir. İki taksitte ödenmesi gereken yıllık aidatın, kişinin bu yönde bir talebi olmadan tamamının tahsil edilmesi mevzuatımız gereği mümkün değildir.

Yıllık aidat olarak; süresinde ödenmeyen Nisan ayı taksiti  için  o döneme ilişkin yıllık aidatın yarısı üzerinden aylık gecikme faizi işletilerek belirlenecek tutar,  Ekim ayı için ise yine o dönem için geçerli olan yıllık aidatın yarısı tahsil edilecektir.


Baş'a  Dönüş


13- Kayıt Ücreti ve Yıllık Aidat Tutarlarının Kredi Kartı ile Ödenmesi Mümkün müdür?

507 sayılı Kanunun 37. maddesinde; kayıt ücreti ve yıllık aidat tutarlarının belirleme usul ve esasları ile ödeme zamanlarından bahsedilmiş olup, ödeme şeklinden bahsedilmemiş olmasına rağmen, genel teamül bu gibi ödemelerde nakit ödeme yapılması yönündedir. Günümüz bankacılık ve ekonomi sisteminde kredi kartları, nakit gibi işlem ve işlev görmektedir.

Bu itibarla; 507 sayılı  Kanunun 37. maddesi gereğince odaların üyelerden tahsil etmesi gereken kayıt ücreti ve yıllık aidatların, yılı içerisinde belirlenen miktarın net olarak ve Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Personel-Muhasebe ve İşlemleri Yönetmeliğinin 56. maddesinde belirlenen süre içerisinde ilgili odanın kayıtlarına geçebilecek şekilde kredi kartlarından tahsilinin yapılmasında herhangi bir sakınca bulunmamaktadır. 

Baş'a  Dönüş


KATILMA PAYI 

14- 507 Sayılı Kanunun Ek-5. Maddesinde Yer Alan Katılma Payı Nasıl Hesaplanır, Süresi İçinde Ödenmemesi Halinde Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında 6183 Sayılı Kanun Hükümleri Uygulanır mı? Bu Durumda Uygulanacak Olan Gecikme Zammı Katılma Payının  Bir Mislini Geçebilir mi?

507 Sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Kanununun Ek-5. maddesi gereği odaların, birlik ve federasyonlara, birlik ve federasyonların ise Konfederasyona ödeyeceği katılma payı hesaplanırken, gayri safi yılık gelirden; 

·    ·        Basit usule tabi esnaf ve sanatkarların defterlerinin tutulması karşılığında muhasebecilere ödenen "Muhasebeci Ücretleri",

·    ·        210 sayılı Değerli Kağıtlar Kanunu kapsamında olan sürücü, çalışma, motorlu araç, trafik, motorlu araç tescil ve iş makinesi tescil belgeleri ile 2918 sayılı Kanunun 131. maddesinde belirtilen basılı kağıtlara ait giderler, Trafik Hizmetlerini Geliştirme Fonu Payı,

·    ·        4369 sayılı Kanun gereği basit usule geçen mükelleflerin kullanmak zorunda oldukları belgelerin maliyet bedelleri düşülebilecektir. 

Süresi içinde ödenmeyen katılma paylarına 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun Hükümleri uygulanacaktır ve gecikme zammı, 507 sayılı Kanunun Ek-5/1 madde hükmü gereği  yıllık aidatın (katılma payı) bir mislini geçmeyecektir. Bu nedenle, hesaplanan gecikme paylarının ödenmeyen kısmına, ödenmeyen yılların her biri için ayrı ayrı olmak üzere, o yıla ilişkin gecikme zammı oranı uygulanacak, ancak hesaplanan gecikme zammı, ilgili yıla ait katılma payının   bir  mislini geçmeyecektir. 

Baş'a  Dönüş


ODA STATÜ DEĞİŞİKLİĞİ VE FESİH

 
15- Odalarda  Statü Değişikliği Nasıl Yapılmalıdır? 

507 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Kanununun 18. maddesinde; “Statü değiştirilmesi ile fesih hususu, ilan edilen gündeme dahil olmadıkça görüşülemez.” hükmü yer almaktadır. Aynı Kanunun 19. maddesinde ise, “Statü değişikliği için kayıtlı üyelerin yarısından fazlasının çoğunluğu zorunludur” denilmektedir. Bu nedenle statü değişikliğinin 507 sayılı Kanunun 1. ve 19. maddeleri uyarınca gerekli prosedürü yerine getirmek suretiyle genel kuruldan geçmesi kanuni zorunluluktur. 

Baş'a  Dönüş


16- “Odaların Faaliyette Bulunmaması” Tek Başına Bir Fesih Sebebi Olabilir mi? 

507 sayılı Kanunun “Fesih” başlıklı 40. maddesinde, odaların hangi sebeplere dayanılarak feshedilebileceği maddeler bazında ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup, “odaların faaliyette bulunmaması” nedeni tek başına bir fesih sebebi olarak yer almamıştır. Odaların hukuksal ve ekonomik nedenlerle faaliyetini yerine getirmeme durumundan kaynaklanan aciz hale düşme durumu dışında, yasalarla kendilerine verilen görevleri yerine getirmeleri bir zorunluluk halidir. Birlik tarafından, odanın feshi talebinden önce, yasal ödevlerini yerine getirmeyen yetkililer için gereken tedbirlerin alınması gerekmektedir.

Baş'a  Dönüş


17- 507 Sayılı Kanunun Yürürlüğe Girdiği Tarihten Önce Olağan Genel Kurullarını Yapmamış Olan Odalar ile Kanunun Fesihle İlgili 40. Maddesinde Belirtilen Üye Sayısının Altında Üyesi Olan Odalar İçin Nasıl Bir Durum Söz Konusudur? 

507 sayılı Kanunu değiştiren 3741 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesi, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay süreyle geçerli olacağından ve bu sürenin tamamlanmasından sonra hüküm ifade etmeyeceğinden, fesih işlemlerinin 507 sayılı Kanunun 40. maddesi şartlarına göre değerlendirilmesi gerekmektedir. 

Baş'a  Dönüş


ORGANLAR

 

18- Oda Yönetim Kurulu Başkanı Olan Bir Kişinin Tutuklanması ve Yargılamasının Sürmesi Durumunda Üyelik Durumu Devam Eder mi? Bu Süre İçerisinde İlgili Üyeye, Yönetim Kurulu Başkan ve Başkan Vekilleri İle Denetim Kurulu Üyelerine Verilen Aylık Ücret Ödemesi Devam Eder mi? 

507 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Kanunu’nun “Yönetim Kurulu” başlıklı 20 nci maddesinin (c) bendinde; “Oda yönetim kuruluna seçilebilmek için, asıl cezaları paraya çevrilmiş veya tecil edilmiş olsalar dahi taksirli suçlar hariç olmak üzere, ağır hapis veya altı aydan fazla hapis veyahut zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, sahtekarlık, dolandırıcılık, emniyeti veya görevi kötüye kullanma, yalan yere yemin ve yalan yere şahadet ve kaçakçılık suçlarından biri ile mahkum olmamak” hükmü yer almaktadır.

Aynı Kanunun “Yönetim Kurulu Toplantı ve Kararları” başlıklı 23 üncü maddesinin son paragrafında da; “Önceden bildirilen ve kabul edilen bir mazerete dayanmaksızın üst üste üç toplantıya gelmeyen veya altı ay içinde yapılan toplantıların yarısından fazlasına mazeretli veya mazeretsiz olarak katılmayanlar yönetim kurulundan çekilmiş sayılır ve yerine yedek üye getirilir” denilmektedir. 

Zikredilen bu yasa hükümlerinden; kişinin oda yönetim kurulu üyesi seçilebilmesi için 20 nci maddenin (c) bendinde belirtilen suçlardan mahkum olmamasının gerektiği ve yönetim kurulu üyeliğinin devamı için ise, mazeretsiz üst üste üç toplantıya katılmama ya da mazeretli veya mazeretsiz altı ay içinde yapılan toplantıların yarısından fazlasına katılmama eylemini işlememiş olmasının gerektiği anlaşılmaktadır.

Mazeret kavramı, istenmeden ortaya çıkan ve kişiyi belli bir davranıştan alıkoyan sebep olarak tanımlanmaktadır.

Diğer taraftan, sanığın tutuklanmasına yönelik mahkeme kararı nihai bir karar olmayıp, tedbir niteliğinde bir karar olduğundan, kişinin mahkemece tutuklanması, kendi iradesi dışında meydana gelen ve onu belirli bir davranıştan alıkoyan sebep (mazeret) olarak kabul edilmelidir.

Bu bakımdan, oda yönetim kurulu başkanı olan kişinin tutukluluk halinin mazeret olarak kabul edilmesi gerektiği ve 507 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin son fıkrasında belirtilen “altı aylık süre” içinde tutukluluk halinin devamında yönetim kurulu üyeliği ücretinin kendisine ödenmesi, bu süre içinde mahkumiyet kararı verilmesi ve kararın kesinleşmesi halinde veya altı aylık sürenin dolması halinde ise ücretin ödenmemesi gerektiği düşünülmektedir.

Genel Kurul Toplantısında  Oda Yönetim Kurulu Üyeliğine Seçilemedikleri Halde, Birlik Organlarında Görevleri Devam Edenlerin Hukuki Durumları Nedir?

507 sayılı Kanunun 47 nci maddesinde, “Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Genel Kurulu, Birliğe bağlı odaların yönetim kurulları başkan ve üyeleri ile birliğin organlarına dahil üyelerden oluşur.” hükmü yer almaktadır. Buna göre; birlik organlarına dahil üyeler  oda yönetim kurulu üyeliğine seçilememiş olsalar dahi, birlik organlarındaki üyelikleri devam ettiğinden birlik genel kurulu için düzenlenmiş bulunan  hazirun cetvelinde yer alıp, seçimlere katılıp oy kullanacakları gibi, birlik organlarına seçilme haklarına da sahiptirler.

Baş'a  Dönüş


19- Oda, Birlik, federasyon ve Konfederasyon Organlarına Seçimle Gelen Kişilerin Şehir Dışı veya Yurtdışında Görevlendirilmelerinde Hangi Esaslara uyulmalıdır? 

Oda, Birlik, federasyon ve Konfederasyonu temsil eden icrai organ Yönetim Kuruludur. Dolayısıyla,  yönetim kurulu kararı alınacak,  bu kararda ; göreve gidecek kişinin görev yeri, hangi amaçla gideceği, görev süresi ve harcırahı karada açıkça belirtilecektir. 

Baş'a  Dönüş


20- Sorumluluğu Görülen Yönetim Kurulu Üyeleri Hakkında Genel Kurul Hangi İşlemleri Yapabilir ? 

Birlik Genel Kurulları, 507 sayılı kanunun 48/d maddesi hükmü gereği Başkanlar Kurulunca   sorumluluğu görülen yönetim kurulu üyeleri hakkında dava açılması hususunda verilecek raporları inceleyerek  karar verebilir ve ilgililerin aynı süre içinde işten el çektirmelerini, karar altına alabilir ve yerlerine yedek üyeler görevlendirilebilir.

Oda genel kurulları da 507 sayılı Kanunun 12/f maddesi uyarınca doğrudan doğruya sorumluluğu görülen yönetim kurulu üyeleri hakkında karar alır.  

Baş'a  Dönüş


21- Oda Yönetim Kurulu Toplantıları Çağrı Yapılmaksızın Gerçekleştirilebilir mi?

507 sayılı Kanunun 20. maddesinin 5. fıkrasında; ...çağrı yapılmaksızın yönetim kurulu toplantısı yapılamaz” hükmü yer almaktadır. Bu hüküm doğrultusunda yönetim kurulu üyelerine toplantının yeri, günü, saati ve gündemi de belirtilmek suretiyle ispat hukuku açısından yazılı olarak çağrı yapılması gerekir. Ayrıca bütün yönetim kurulu üyelerinin bulunduğu bir toplantıda toplantının yapılacağı yeri, günü ve saati belirtmek suretiyle alınan ve bütün yönetim kurulu üyelerince imzalanan bir karar mevcut ise bütün yönetim kurulu üyelerin buna muttali olduğundan ayrıca çağrı yapılmasına gerek kalmaz. 

Baş'a  Dönüş


22- Birlik, Federasyon, Konfederasyon Yönetim Kurulu Üyelerinin Mazeretsiz Olarak Üst Üste Üç Yönetim Kurulu Toplantısına Katılmaması Halinde Üyelikleri Düşer mi?

Hayır. 507 sayılı Kanunda; Birlik Federasyon, Konfederasyon Yönetim Kurulu üyelerinin mazeretsiz olarak üst üste üç yönetim kurulu toplantısına katılmaması halinde üyeliklerinin düşeceği hususunda bir düzenleme getirilmemiştir. Ayrıca Yasanın bu konudaki 23. maddesinin uygulamasına yönelik herhangi bir atıfta da bulunulmamıştır. 

Baş'a  Dönüş


23- Yönetim Kurulu Üyeliğine Seçilebilme Şartını Taşımayanların veya Kaybedenler Üyelikleri Sona   Erer  mi? 

Oda başkanı, başkan vekilleri ve yönetim kurulu üyelerinin yönetim kurulu üyeliği sıfatı ancak mevzuata uygun usul, hukuki şartlar ve prosedür içerisinde seçilmeleriyle mümkün ve geçerli olur. 507 sayılı Kanunun 20 nci maddesinde belirtilen yönetim kuruluna seçilebilme şartlarından bir veya birkaçını taşımadığı sonradan anlaşılanlar ile bu şartlardan en az birini görev süreleri içinde kaybedenlerin üyelikleri  bu durumun yeterli belgelerle tespitini müteakip  işlemlerin tamamlanması (tebligat vs yapılmak) suretiyle kendiliğinden sona erer. Bu durum ilgiliye yönetim kurulu kararıyla birlikte yazılı olarak tebliğ edilir. 

Baş'a  Dönüş


24- Oda Yönetim Kurulu Hangi Çoğunlukla Toplanır ve Kararlar Hangi Çoğunlukla Alınır? 

 

507 sayılı kanunun 23.maddesinin ikinci fıkrasında; Yönetim Kurulunun üye tamsayısının yarıdan bir fazlası ile toplanacağı ve hazır bulunanların çoğunluğu ile karar vereceği, oyların eşitliği halinde başkanın bulunduğu tarafın çoğunluğu sağlamış sayılacağı öngörülmüştür. 

Buna  göre, maddede toplantı yeter sayısı ile karar yeter sayısı ayrı ayrı düzenlenmiş bulunmaktadır.

Örneğin; bir odada yönetim kurulu 7 kişiden oluşuyorsa, toplantı nisabı için üye tam sayısının yarısından bir fazlası öngörüldüğünden 7 kişilik yönetim kurulu için  bunun yarısı 3,5 ve 1 fazlası 4,5 olmakta yani en az 5 kişi ile toplanılması ve hazır  bulunanların çoğunluğu ile karar verileceği hüküm altına alındığından hazır bulunan 5 üyeden çoğunluk olan en az üçünün olumlu oyu ile karar alınması gerekir. Aksi halde alınan kararlar hukuken hiçbir geçerlilik ifade etmez. 

Baş'a  Dönüş


25- Yönetim Kurulu Üyeliğinde Boşalma Olursa Yedek Üyelerin Çağrılmasında Hangi Esasa Uyulur? 

507 sayılı Kanunun 20, 54 ve 79. maddeleri uyarınca yönetim kurulu üyeleri arasında boşalma olması halinde yerine yedeklerden sırası ile en fazla oy alanlar getirilir. Oyların eşit olması halinde, eşit oy alanlar arasında hakim tarafından çekilen kura sonucunda listede ilk sırada yer alanlar getirilir. 

Baş'a  Dönüş


26- 507 Sayılı Kanuna Tabi Oda, Birlik, Federasyon ve Konfederasyon Yönetim, Denetim ve Disiplin Kurulu Üyesi Olan Birisi, Belediye Başkanı, Belediye Meclis Üyesi veya Milletvekili Seçildiğinde Meslek Kuruluşundaki Üyeliği Sona Erer mi? 

 

Anayasamızın Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Kuruluşlarına İlişkin 135 inci maddesinde değişiklik yapan 4121 sayılı Kanun gereğince; 507 sayılı Kanunun Ek 1 ve Ek 2 nci maddeleri değişikliğe uğramıştır. Bu düzenleme ile Konfederasyonumuz ve bağlı kuruluşlarıyla diğer kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları için kanunun öngördüğü şekil ve şartlar içerisinde siyasi faaliyette bulunma yasağı kaldırılmıştır. Amaçları dışında faaliyet gösteren odalar, birlikler, federasyonlar ve Konfederasyonun sorumlu organlarının görevine son verilmesi için,  yapılması gerekenlerle mahkemelere başvuru işlemenin şekil ve şartları yeni esaslara bağlanmıştır.

507 sayılı Kanunun “Yasaklar” başlıklı Ek 1 inci maddesinde açıkça; “Odalar, birlikler, federasyon ve Konfederasyon, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamazlar” hükmü karşısında yapılan bu değişikliğe rağmen, siyasi faaliyet yapma durumunda olan meslek kuruluşlarımız yöneticilerine karşı ileride “Amaçları dışında faaliyette bulunduğu” iddiasıyla herhangi bir problemin ortaya çıkmaması için Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’na hukuksal endişelerimiz dile getirilmiştir. 

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın 13/06/2000 tarih, B.14.0.ESG.0.12.00.04/000466 sayılı yazısında; “507 sayılı Kanuna göre kurulan meslek kuruluşlarının organlarında görev alan kişilerin Belediye Başkanlığı görevini birlikte yürütmesinde bir engel olmadığı” belirtilmiştir. 

Bakanlık görüşü doğrultusunda; oda, birlik, federasyon ve Konfederasyon yönetim, denetim ve disiplin kurulu üyesi olan kişilerin; belediye başkanı, belediye meclis üyesi   seçilmeleri halinde meslek kuruluşlarındaki üyeliklerini devam ettirmelerinde bir sakınca olmadığı anlaşılmaktadır. Yine yönetim ve denetim organlarında görevli üyeler bu görevlerini devam ettirirken milletvekilliği seçimlerinde aday olabilirler. Ancak, milletvekili seçildikleri takdirde, anayasanın 82.maddesi gereği organlardaki görevlerini bırakmaları gerekmektedir.

Baş'a  Dönüş


ÜCRET TARİFELERİ

 

27- Belirlenen Ücret Tarifelerinin Altında Mal ve Hizmet Satışı Yapılabilir mi? Ücret Tarifelerine İlişkin Yönetmeliğin 4 Üncü Maddesinde Yer Alan Hüküm Her Esnaf ve Sanatkarca Harfiyen Uyulması Gereken Bir Mesleki Karar Niteliğinde midir? 

507 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Kanununun “Ücret Tarifelerini Tespit Şekli” başlıklı 125 inci maddesi hükmü; 16/09/1992 tarih 21347 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Esnaf ve Sanatkarlarca Üretilen Mal ve Hizmetlere Ait Ücret Tarifelerinin Düzenlenmesi Hakkındaki Yönetmelik”in, “Tarife Tespit Esasları” başlıklı 4 üncü maddesinin son fıkrası uyarınca, “Tarifede yer alan fiyatlar azami hadleri gösterir” şeklinde düzenlenmiştir. 

Söz konusu madde hükmü uyarınca, üretilen mal ve hizmetlere ait ücret tarifelerinde yer alan fiyatlar üst sınırları gösterdiğinden, belirlenen fiyatların üstüne çıkmamak koşuluyla,   tarifede yer alan fiyatın altında bir fiyatla mal ve hizmet satışının yapılabilmesinin her zaman mümkün olduğu ortadadır. 

125 inci maddeye dayalı olarak yürürlüğe giren Yönetmeliğin 4 üncü maddesinde yer alan bu hüküm, mesleki karar niteliğinde olamaz. Bilindiği gibi mesleki kararların alınması ve uygulamaya konması ayrı bir yasal prosedüre tabidir. 

Baş'a  Dönüş


28- Esnaf ve Sanatkar Dışında Üretim Yapan veya Hizmet Veren Tacir ve Sanayicilerin Tarifeleri Neye Göre Belirlenir?   

27/06/1995 tarihli ve 22326 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 557 sayılı KHK ile, 5590 sayılı Kanuna göre kurulmuş ticaret odalarına, kendi üyelerinin ürettikleri mal ve hizmetler için tarife düzenleme yetkisi verilmekte ve 1580 sayılı Kanunun buna aykırı hükümlerinin uygulanmayacağı belirlenmekteydi. Ancak, daha sonra 29/09/1995 tarih ve 22419 sayılı Resmi gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 20/09/1995 tarih ve E. 1995/43, K 1995/46 sayılı Kararı ile 557 sayılı KHK’nin iptaline karar verilmesi üzerine, Esnaf ve sanatkarlar dışında üretim yapan veya hizmet veren tacir ve sanayicilerin tarifeleri  önceden olduğu gibi belediyelerce tespit edilmektedir. 

Baş'a  Dönüş


29- Ücret Tarifelerinin Yabancı Dillerde Basılıp Kullanılması Mümkün müdür? 

Bilindiği üzere, Anayasamızın 3 üncü maddesinde “Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçe’dir.” Hükmü ve 22.04.1926 tarih ve 353 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 805 sayılı “İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkında Kanun”un 1 inci maddesinde; “Türk tabiiyetindeki her nevi şirket ve müesseseler, Türkiye dahilindeki her nevi muamele, muhabere, hesap ve defterlerini Türkçe tutmaya mecburdurlar.” Hükmü yer aldığından 507 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Kanununun 125 inci Maddesi gereği esnaf ve sanatkarlarca üretilen mal ve hizmetlere ilişkin ücret tarifelerinin yabancı dillerde yazılarak basılması Bakanlıkça  uygun görülmemiştir. 

Baş'a  Dönüş


30- Odalarca Hazırlanan Ücret Tarifeleri Birlik Tarafından Değiştirilerek Uygulamaya Konulabilir mi? 

Hayır. Birlik tarafından ücret tarifelerinin değiştirilerek uygulamaya konulması  “Esnaf ve Sanatkarlarca Üretilen Mal ve Hizmetlere Ait Ücret Tarifelerinin Düzenlenmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine aykırıdır. 

Birlik gerekli inceleme ve hesaplamaları yaparak tarifeler üzerinde yapılması gereken hususları ilgili odaya bildirir. Her iki mesleki kuruluş   karşılıklı mutabakat yoluyla ücret tarife taslağı üzerinde gereken değişiklikleri yaparlar. 

Baş'a  Dönüş


31- Ücret Tarifelerine İtirazın Şekil ve Şartları Nelerdir? 

507 sayılı Kanunun 125 inci maddesinin ikinci fıkrasında da, “Belediyeler ve/veya o yerin en büyük mülki amiri,  tespit edilen bu tarifeleri uygun bulmadıkları takdirde esnaf teşekkülü ile anlaşmaya varamazlarsa 15 gün içinde o yerin mülki amirinin görevlendireceği sanayi ve ticaret müdürünün başkanlığında, ticaret ve sanayi odasından bir temsilci ile esnaf odaları birliği başkanından teşekkül edecek bir komisyona itiraz edilebilir” hükmü yer almaktadır. 

A-) Maddenin açık ifadesiyle,

a) Belediyeler

b)En büyük mülki amir (Vali-Kaymakam) tespit edilen tarifeyi uygun bulmazlarsa buna karşı itirazen komisyona başvurmak yetki ve görevindedirler. 

B-) İtirazen verilen komisyon kararlarına karşı da 10 günlük hak düşürücü süre içerisinde tarifenin yapıldığı yöredeki Asliye Hukuk Mahkemesine ilgililer (oda,birlik,belediye,mülki amir) bu kararı tartışmak ve gereğinde yeni bir tarifenin yapılmasına imkan sağlayacak bir karar almak üzere dilekçe ile başvurabileceklerdir. Asliye Hukuk Mahkemesinin vereceği karar kesin olup, taraflar bu karar gereğini derhal yerine getirmek zorunluluğundadır.

Baş'a  Dönüş


32- Birlik Başkanlar Kurulu ya da Yönetim Kurulunun, Esnaf ve Sanatkarların Mal ve Hizmetlerin Ücretlerini Tarifeye Bağlama Yetkilerini Başka Kurum ve Kuruluşlara Devretmeleri Mümkün müdür? 

Hayır. Bu konudaki yetkilerini başka kurum ve kuruluşlara devretmeleri mümkün değildir. 

Baş'a  Dönüş


ÇEŞİTLİ KONULAR

 

33- Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birlikleri, Bağlı Odalarına, Belli Bir Plan Dahilinde Geri Ödemeleri Kaydıyla Maddi Yardımda Bulunulabilir mi?

 

Bağlı odalara borç para verebilmek için: 

a)   a)      İstisnai koşulların gerektirdiği durumlarda her türlü hukuki sorumluluk birlik temsilcilerine ait olmak kaydıyla ve bütçe imkanlarının elverişli olması halinde ve 507 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Kanununun 55. maddesinin (f) ve (m) bentleri de dikkate alınarak, birliklerimizce talep edilen odalarına borç para verilebilmesinin “odaların gelişmesini

b)  b)     sağlamak için gerekli ve faydalı tedbirleri almak” ve “odalar” ve mensuplarının ihtiyaç ve güçlüklerini gidermek için gerekli tedbirleri almak” ifadeleri altında birlik yönetim kurulunca karar alınması ve borç para isteyen odanın genel kurulunda; 507 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Kanununun 12. maddesinin (h) bendi gereğince “... ödünç para alınmasına” ilişkin kararın alınmış olması,

c)   c)     İlgili birlik genel kurulu tarafından, birlik yönetim kuruluna bu konuda yetki verilmesi,

d)  d)     Paranın değerinin korunması bakımından, 3095 sayılı kanuni faiz ve temerrüt faizine ilişkin kanunda yer alan faizlerin uygulanması,
gerekmektedir. 

Baş'a  Dönüş


34- 507 Sayılı Kanunun 12/i Maddesine Göre Odaların Yardımda Bulunabileceği Umumi Menfaate Hadim Kuruluşlar Hangileridir? 

507 sayılı Kanunun 12/i maddesi; oda genel kuruluna, umumi menfaate hadim kuruluşlara bir evvelki yıl gelirlerinin %5’i geçmemek kaydıyla   yardımlarda bulunulmasına karar vermek yetkisi vermektedir.

507 sayılı Kanunda, esnaf odalarının vakıf kurabilmeleri veya kurulu bulunan vakıflara katılabilmeleri, kendi amaçları ile sınırlandırılmıştır. Ancak Kızılay, Yeşilay gibi giriştiği faaliyet ve sonuçları bakımından kamu yararına hizmet veren kuruluşlara, dernek ve vakıflara yardım yapılabileceği; 507 sayılı Kanunun 12/i maddesindeki özel hükümle düzenlendiğinden, oda genel kurulunun kendi amaçları dışında faaliyet gösteren kamuya yararlı kuruluşlara yardım yapması  bir evvelki yıl gelirlerinin %5’ini geçmemesi kaydıyla mümkündür. 

Baş'a  Dönüş


35- Oda, Birlik, Federasyon ve Konfederasyon Hangi Amaçlara Yönelik Kooperatif Kurabilir, Esnaf Kuruluşlarında Kooperatif Kurma veya Kurulmuş Olan Bir Kooperatife Katılmaya Karar Verme Yetkisi Kime Aittir ? 

507 sayılı kanunun 12. maddesinin (l) bendi, 48. maddesinin (l) bendi, 71.maddesinin (j) bendinde oda, birlik ve federasyonlar için kooperatif kurma veya katılmaya ilişkin hükümler bulunmaktadır. Bu maddelere göre üyelerin mesleki faaliyetlerinin gelişmelerini sağlamak ve münhasıran odanın iştigal konusu ile ilgili amaçlara yönelik kooperatifler kurulabilir. Kooperatif kurma veya kurulmuş olan bir kooperatife  katılma yetkisi genel kurula aittir. Ayrıca kooperatifin kurulabilmesi için Konfederasyonca Sanayi ve Ticaret Bakanlığına teklifte bulunulması ve  Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca  da uygun bulunması şarttır. 

Baş'a  Dönüş


 

36- Odalar ve Üst Kuruluşlarında Kullanılacak Defter, Evrak ve Belge ile Oda Üyelerinin Mesleklerinin İcrası Nedeniyle Resmi Kurum ve Kuruluşlara Verecekleri Evrakların Basım ve Dağıtımı Kime Aittir? Bu Evrakların Yasada Öngörülen Hükümler Dışında Basılması ve Dağıtılması Durumunda Uygulanacak Müeyyide Nedir? 

Bilindiği gibi, 507 Sayılı Kanuna tabi kamu kurumu niteliğinde bulunan kuruluşlarımızda kullanılacak her türlü defter, makbuz, ve belgeler ile oda üyelerinin mesleklerinin icrası nedeniyle resmi kurum ve kuruluşlara verecekleri belgelerin basım ve dağıtımı konusunda 507 sayılı Kanunun 109. maddesi uyarınca  Konfederasyonumuz  yetkili bulunmaktadır. Beyanname, belge ve defterleri yetkisiz olarak basan ve dağıtanların, bu fiillerinden dolayı genel hükümler çerçevesinde cezai ve hukuki sorumlulukları bulunmaktadır. Ancak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 131. maddesinde belirtilen basılı evrakların basım ve dağıtım yetkisi Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonuna aittir.

Baş'a  Dönüş


37- Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğüne Yaptırılan Resmi Mühür ya da Beratının Kaybolması Durumunda Neler Yapılmalıdır? 

 

Resmi Mühür Yönetmeliğinin “Kaybetme” başlıklı 13. maddesinde; “mühür veya beratı ya da ikisi birden kayıp edildiğinde durum mührü kullanan birim tarafından ilgili bakanlık veya kuruluş başkanlığına bildirilir. Bildirim üzerine yapılacak kanuni soruşturma sonucuna göre mührün kaybolduğu ve yenilenmesi gerektiğine karar verildiği takdirde durum Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğüne iletilir. Mühür kütüğüne gerekli kayıt konularak yeni mühür yapılması sağlanır.” hükmü yer almaktadır.

Buna göre, kaybolan oda mührü, Birlik Denetim Kurulu tarafından, ilgililerin ifadelerine başvurularak, gerekli incelemelerin yapılması ve inceleme sonucunun “soruşturma raporu” adı altında hazırlanarak bir üst yazının, talep edilen mühür bedeline ait banka dekontunun da eklenerek, Konfederasyonumuza gönderilmesi gerekmektedir. 

Baş'a  Dönüş


38- Her Türlü Vergi, Resim ve Harçlardan Muafiyet İfadesinin Yer Aldığı Ek 11 inci Maddenin Kapsamı Nedir? 

507 sayılı Kanunun Ek 11 inci maddesinde; “Oda, birlik, federasyon ve Konfederasyonun kuruluş amaçlarına uygun olarak kullanılmak üzere iktisap ettikleri ve edecekleri gayri menkulleri ile gelirleri her türlü vergi, resim ve harçlardan muaftır.” hükmü yer almaktadır. Anayasamızın 173 üncü maddesine paralel bir hukuki düşünce ile bu maddenin geniş anlamda yorumlanması gerektiği kanaatindeyiz. 

Kamu kurumu niteliğindeki oda, birlik, federasyon ve Konfederasyonun kuruluş amaçlarına uygun olarak kullanılmak üzere iktisap ettikleri ve edecekleri gayri menkullerde olduğu gibi, maddedeki  açıkça ifade edildiği şekliyle, gelirleri için de muafiyet söz konusudur. Gayri menkul satışlarından elde edilen para da gelir olarak niteleneceğinden satış işlemi sırasında satıcı konumunda olan meslek kuruluşlarımızın satım harcı muafiyetinden yararlandırılmasının  gerektiği ortadadır.

Harçlar Kanununun “Harçtan Müstesna Tutulan İşlemler” başlıklı 59 uncu maddesinin son fıkrası “Özel kanunlarda yer alan muafiyet ve istisnalara ilişkin hükümler saklıdır” şeklinde düzenlenmiştir. 

Anayasanın 173 üncü maddesi gereği; Devlet esnaf ve sanatkarı destekleyici tedbirleri almakla yükümlü olduğuna göre, 507 sayılı Kanunun Ek 11 inci maddesi bu yükümlülüğün bir uzantısı olarak getirilmiştir. Maalesef, Ek 11 inci madde tatbikatında kamu kuruluşları, maddeyi dar bir şekilde  yorumlayarak muafiyet kapsamı sınırlarını yasanın amacı dışında daraltmakta iseler de açılan davalar sonucu verilen mahkeme kararları meslek kuruluşlarımızın lehine olarak içtihat haline gelmiştir. Nitekim çevre temizlik vergisi en son Danıştay kararı ile muafiyet kapsamı içinde mütalaa edilmiştir. 

Baş'a  Dönüş


39- Teşkilatımızca Verilecek Burslarda Uyulması Gereken Kurallar Nelerdir? 

507 Sayılı Kanunun  oda genel kurullarının görev ve yetkilerine ilişkin 12 nci maddesinin (i) bendinde ve birlik genel kurullarının görev ve yetkilerine ilişkin 48 inci maddesinin (g) bendinde; "İmkanları nispetinde öğrenci okutulmasına,..." ibaresi yer almaktadır. Söz konusu hükümler çerçevesinde, birliklerimiz ve odalarımızın genel kurullarından geçirecekleri bir karar ile öğrencilere burs vermeleri yetkileri dahilindedir. Teşkilat birimlerimizce verilecek öğrenim burslarına müracaat, bursun bağlanması, takibi ve sonuçlandırılması ile ilgili esas ve usullerin standart olabilmesi amacıyla, Konfederasyonumuzca bir çalışma yapılmış ve burs verecek teşkilat birimlerimizin, yapacakları işlemlere esas teşkil etmek üzere "Odalar, Birlikler ve Konfederasyon Tarafından Öğrencilere Verilecek Karşılıksız Bursa İlişkin Esaslar" hazırlanmıştır. 

2000-2001 eğitim-öğretim döneminden itibaren teşkilat birimlerimizce verilecek öğrenim burslarında, Konfederasyonumuzca belirlenen ve Konfederasyonumuzun 02/05/2000 tarih ve 30 sayılı  genelgesi ekinde teşkilatımıza gönderilen esas ve usuller doğrultusunda işlem yapılması, uygulamada birlikteliği sağlayacaktır. 

Oda ve birliklerimiz; yurtiçindeki yüksek öğretim kurumlarında okuyan ve öğrenimi için  kendisinin veya ailesinin mali imkanları yeterli olamayan esnaf ve sanatkarlar ile oda ve birlik personelinin çocuklarına ve aynı niteliklere sahip diğer yüksek öğretim öğrencilerine eğitim giderlerine yardım amacıyla karşılıksız olarak burs verebileceklerdir 

Burs verilecek öğrenciler aşağıdaki şartları taşımalıdır.

a)   a)      T.C. vatandaşı olmak,

b)  b)     İki veya dört yıl süreli yükseköğretim kurumuna kayıt yaptırmış ve devam ediyor olmak,

c)   c)     17 yaşından küçük, 25 yaşından büyük olmamak,

d)  d)     Herhangi bir resmi veya özel kuruluşta çalışmıyor olmak,

e)   e)     Maddi desteğe ihtiyacı olmak,

f)    f)      657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48/A-5 inci maddesi kapsamında belirtilen suçlardan hükümlü bulunmamak.

Her yıl burs verilecek öğrenci sayısı ve bursun miktarı, oda ve birliklerin yönetim kurullarının teklifi üzerine genel kurulca belirlenecektir.
Uygulamaya ilişkin diğer ayrıntılar 02/05/2000 tarih ve 30 sayılı genelgemizde bulunmaktadır.

Baş'a  Dönüş


40- Teşkilatımızca Düzenlenecek Çeşitli Etkinliklere İlişkin Harcamalarda Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar Nelerdir?   

Bilindiği üzere, odalar, birlikler, federasyonlar ve Konfederasyonumuz Anayasanın 135 inci maddesine göre kamu kurumu niteliğine sahip meslek kuruluşu statüsünde olup, Devletin denetimi altındadır. 

Nitekim, 507 sayılı Kanunun 111 inci maddesinin ilk fıkrasında "Bu Kanuna göre kurulan odalarla üst kuruluşları Sanayi ve Ticaret Bakanlığının teftiş ve denetimine tabidir. Bu teftiş ve denetim, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Müfettişlerince yapılır." denilmektedir. Yine aynı Kanunun 112 nci maddesinde ise " Bu Kanuna göre kurulan teşekküllerin, organları içinde bulunan üyeleri ile memur ve hizmetlileri, oda, birlik, federasyonlarla Konfederasyonun paraları ile para hükmündeki evrak ve senetleri ve sair malları aleyhine kesin hesap rapor ve diğer her çeşit evrak ve defterleri ve vesikaları üzerinde suç işledikleri taktirde bu suçlardan dolayı Devlet memurları hakkındaki cezalar uygulanır." hükmü yer almaktadır.

Bu çerçevede, yapılacak herhangi bir denetim sırasında sorun yaşanmaması ve istenmeyen sonuçların ortaya çıkmaması için, teşkilat yöneticilerimizin ve personelimizin özellikle mali konularda mevzuata uygun hareket etmeleri, büyük önem arz etmektedir

Bilindiği gibi, teşkilat birimlerimizce düzenlenen genel kurul, başkanlar kurulu, eğitim semineri, panel, konferans, fuar, show, vb. faaliyetlere ilişkin giderler, teşkilat birimlerimizin eğitim ya da genel bütçelerinin ilgili kalemlerinden karşılanmaktadır. Bu türde faaliyetler düzenleyen teşkilatımızın, kendi mensuplarına (genel kurul, yönetim ve denetim kurulu üyeleri ve personel gibi) ait katılım giderlerini (yol, konaklama, yemek (ekstralar hariç olmak üzere)) teşkilat bütçesinden karşılaması, diğer (eş, çocuk, akraba, vb. gibi) katılımcıların giderlerinin ise bizzat söz konusu kişilerce ödenmesi, mevzuatımız açısından zorunlu bulunmaktadır.

Bu tür faaliyetlere kamu ve özel kurum ve kuruluşlardan davet edilen resmi görevlilerin kendilerinin yol, konaklama ve yemek gibi (ekstralar hariç) giderlerinin teşkilat bütçesinden karşılanması mümkün bulunmaktadır.

Bakanlıkça yapılacak denetimler sonucunda mevzuata uygun davranmayan teşkilat yöneticilerimiz ve personeli hakkında soruşturma açılabileceğinin dikkate alınması ve teşkilat bütçelerinin özellikle toplantı harcamaları ile ilgili olarak kullanılması konusunda ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde, teşkilat yöneticilerimiz tarafından titizlik gösterilmesi gerekmektedir.

Baş'a  Dönüş


 

 


 

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu
Adres : Tunus Caddesi No: 4 06680 Bakanlıklar - Ankara
Tel : 0312- 418 32 69 (Pbx)      Fax: 0312- 425 75 26
info@tesk.org.tr