|
Bir kısım odalarımızın katılma payına tabi olmayan
gayrisafi gelirleri payına tabi olmayan gayrisafi gelirlerden katılma
payı talep ettikleri anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere 507 Sayılı Kanun'un Ek-5'inci
maddesinde; odaların birlik ve federasyonlara katılma payı,yıllık
gayrisafi gelirlerinin % 5'i,birlik ve federasyonların Konfederasyona
katılma payları yine yıllık gayrisafi gelirlerinin % 5'i olarak hükme
bağlanmıştır.
507 Sayılı Kanunda yıllık gayrisafi gelirin tanımı
yapılmadığından,bu hususta 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun ortalama
kar hadleri ve kar/zarar tablosu düzenleme uygulamaları esas alınmak
suretiyle yıllık gayrisafi gelir veya gayrisafi kazanç,emtia imal ve
ticareti ile hizmet işletmelerinde,imal edilen veya satın alınan emtia
ve hizmetin maliyet bedelinin satış tutarından tenzilinden sonra geriye
kalan kısım olarak tespit edilmektedir.
Nitekim,Gelir ve Kurumlar Vergisi beyannamelerinin eki
ortalama kar haddi föyü ile tek düzen muhasebe sisteminin kar ve zarar
cetvelinde gayrisafi gelirler veya gayrisafi kazançlar imal edilen veya
alım ve satımı yapılan emtianın maliyet bedelleri amtia satış
tutarlarından düşülmek suretiyle tespit edilmektedir.
Bu açıklamalar karşısında katılma payına tabi
gayrisafi gelirler arasında önemli yer tutan basılı kağıtların gayrisafi
geliri bir önceki dönemden devreden basılı kağıtların maliyet bedeli ile
dönem içine satın alınan basılı kağıtların maliyet bedelleri tutarı
dönem içinde satışı yapılan basılı kağıtların satış tutarı ile bir
sonraki döneme devreden basılı kağıtların maliyet bedelleri toplamından
düşürülmek suretiyle tespit edilecektir.
ÖRNEK: Dönem başında mevcut basılı evrak :10.000.000.-
Dönem içnde satın alınan basılı evrak :400.000.000.-
TOPLAM :410.000.000.-
Dönem içinde satılan basılı evrak :670.000.000.- Dönem
sonunda mevcut basılı evrak : 30.000.000.-
TOPLAM:700.000.000
Basılı evrak gayrisafi geliri
(700.000.000=)290.000.000.-
Plaka gayrisafi gelirleri de aynı şekilde tespit
edilecektir.zira basılı kağıt ile plaka alım satımı emtia ticareti
niteliği taşımaktadır. Gelir-Gider defteri tutan çoğu oda ve
birliklerimizin değerli kağıtlar alım satımı yaptıkları,değerli
kağıtların satış tutarını da gayrisafi gelirleri arasında
gösterdiklerinden katılma payı ödedikleri veya değerli kağıtlar satıl
tutarları üzerinden katılma payı talep edildiği anlaşılmıştır.
Bilindiği gibi değerli kağıtlar Deftarlık muhasebe
müdürlüklerinden veya mal müdürlüklerinden peşin para ile satın alınıp
karsız satılması yasa gereği olduğundan değerli kağıtların gayrisafi
geliri oluşmamakta, doyayısıyle satış tutarı da katılma payına tabi
bulunmamaktadır.
Diğer taraftan 507 Sayılı Kanun'un
Oda,Birlik,Federasyon ve Konfederasyon'un gelirleri arasında gayelerinin
tahakkukunu sağlamak için kurulacak kurumlar gelirleri de sayılmıştır.
Buna göre, oda,birlik,federasyon ve Konfederasyonun
iktisadi amaçlı işletme kurabilecekleri belirtilmektedir.
5422 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 1/D ve 5'inci
maddelerinde ,dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler kurumlar
vergisine tabi tutulmuştur. Bu hükümler karşısında oda,birlik,federasyon
ve Konfederasyonun kuracakları her türlü iktisadi işletmeleri kurumlar
vergisine tabi bulunmaktadır.
Ancak,Danıştay 3'üncü Dairesi'nin 23.02.1990 tarihinde
verdiği E.19891401,K.1990/650 sayılı kararında;meslek odalarının
ortaklar arası dayanışmaya yönelik olarak derneğe (odaya) ait konferans
salonunun sadece üyelere az bir ücretle kiraya vermesinin bu faaliyetin
ticari bir iş ve ticari işletme sayılmadığına karar vermiştir.
Yine aynı kararda, "derneğin gelir-gider cetvelinin
gelirler bölümünde kurtarıcı araç gelirlerinin yer almadığı ayrıca
dernek yönetim kurulunun kurtarıcı aracın sadece dernek üyelerine
ücretsiz olarak tahsisine karar verdiği anlaşıldığı" gerekçesiyle aksine
karar veren vergi mahkemesi kararını bozmuştur.
Danıştay üçünçü dairesinin bu görüşüne göre,mesleki
kuruluşlarımızın ortaklar arası dayanışmaya yönelik ambülans,kurtarıcı,düğün
salonu gibi sosyal amaçlı ve sırf masrafını karşılayacak kadar üyelerden
az bir ücret alması halinde bu işletmelerin kurumlar vergisine tabi
tutulmayacağı anlaşılmaktadır.
Bunun dışında,yani üyeler dışındaki kişilere verilen
hizmet karşılığında ücret alınması,bu işletmelerden kar elde edilmesi
durumunda Kurumlar Vergisi'ne tabi olacağı ve ona göre tedbir alınması
gerektiği açıktır.
Nitekim Danıştay Dördüncü Dairesi'nin 15.06.1989
tarihli ve E.87/144,K.89/2790 sayılı kararında, "tüzel kişiliğe
sahip,müstakil muhasebesi bulunan çiftçilere zirai ilaç,alet ve gübre
gibi emtia alıp satan ve bu satıştan da belli bir oranda kar sağlayan
ziraat odalarının bu faaliyetleri nedeniyle kurumlar vergisinden muaf
tutalamayacağı" karar altına alınmıştır.
Bu hükümler ve Danıştay kararları karşısında mesleki
kuruluşlarımızın 507 Sayılı Kanunda belirtilen kuruluş amaçları
dışındaki iktisadi işletmeleri kurumlar vergisine tabi olduğundan bu
kuruluşlara bağlı olarak kuracakları kuruluşların ayrı tüzel
kişiliği,sermayesi ve muhasebesi olacağından,bu kuruluşlardan elde
edilen safi gelirleri bağlı olduğu oda,birlikve federasyonun katılma
payına tabi gayrisafi gelirleri arasında gösterilmesi ve iktisadi
işletmelerin net gelirleri üzerinden katılma payı ödenmesi gerekir.
Bunların dışında kalan kayıt ücretleri,yıllık
aidatlar,bağış ve yardımlar,imtihan harçları gibi maliyeti olmayan sair
hizmet ve muhtelif gelirler doğrudan doğruya katılma payına tabi
gayrisafi gelir unsurlarını oluşmakta olup,bu şekilde tespit ve beyan
edilecek,gayrisafi gelirlerden herhangi bir gider indirimi
yapılmayacaktır.
Bilgi edinilmesini ve gereğinin ona göre yapılmasını
rica ederiz.
|