|
6 Temmuz 1994 tarihli ve 21982 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanan 4008 sayılı Kanunla Vergi Kanunlarında yapılan
değişikliklerden esnaf ve sanatkarlarımızı ilgilendiren hükümler
açıklanmıştır.
I. 213 sayılı Vergi Usul Kanununda yapılan
değişiklikler :
- Vergi Usul Kanununun 8'nci maddesine eklenen fıkrada
Türkiye Cumhuriyeti taibiyetinde bulunan her gerçek kişiye bir vergi
numarası verileceği,bu hükmün uygulamasına ilişkin usul ve esasların
bilahere Maliye Bakanlığınca tespit edileceği belirtilmiştir.
- Vergi Usul Kanununun "Resen Vergi Tarhı" başlıklı
30'ncu maddesinin 1'nci fıkrasında,vergi beyannamesi kanuni sürenin
sonunda başlayarak 15 gün geçtiği halde verilmemiş olursa" re'sen takdir
sebebi sayılıyordu.
Bu defa yapılan değişiklikte,"Vergi beyannamesi kanuni
süresi geçtiği halde verilmemiş ise" re'sen takdir sebebi sayılacaktır.
Yine,Vergi Usul Kanununun 30'ncu maddesinde yeni
eklenen 7'nci fıkra hükmü ile Maliye müfettişleri hesap uzmanları ve
gelirler kontrolörlerince yapılan incelemeler sırasında,mükellefler her
türlü harcama ve tasarruflarını vergisi ödenmiş veya vergiye tabi
olmayan harcamalardan sağladıklarını kanıtlayamazlarsa harcama ve
tasarrufların vergiye tabi olmayan kazançlarından sağlandığı ispat
edilmeyen kısmının harcama ve tasarrufun yapıldığı dönemde elde edilen
ve vergisi ödenmeyen kazanç olarak re'sen vergiye tabi tutulacağı hükme
bağlanmıştır.
Bu yeni getirilen hüküm ile vergi mükellefi olmadığı
veya vergi mükellefi olduğu halde az kazanç bildirenlerin aşırı derecede
ki masraflarla düğün,nişan yapanlara veya bankalarda finans kurumlarında
yüksek miktarlarda mevduatı olanlara repo,hisse senedi alacak senedi,çek
alacağı bulunanlara bunların kaynağı sorularak vergiye tabi gelirlerden
olup olmadığı inceleme yoluyla araştırlması yapıldıktan sonra bunların
vergilendirilmiş veya vergiye tabi olmayan gelirlerden harcandığının
ispat edilemesi durumunda vergisi ödenmemiş kazanç addedilerek vergiye
tabi tutulması amaçlanmaktadır.
Bu Kanunla 30'ncu maddeye eklenen 8'nci fıkrada da,213
sayılı Vergi Usül Kanunu'na bu Kanunla eklenen ve aşağıda metni
açıklanacak olan mükerrer 227'nci madde uyarınca 3568 sayılı Kanuna göre
yetki almış Serbest Muhasebeci,Serbest Mali Müşavir ve Yeminli Mali
Müşavire imzalattırma mecburiyeti getiren beyanname ve ekleri
imzalattırılmazsa veya tasdik kapsamına alınan konularda Yeminli Mali
Müşavirin tasdik raporu zamanında ibraz edilmezse, re'sen takdir sebebi
sayılacağı vergi beyannamesini kanuni süresi geçtikten sonra vermiş
olanlara bu beyannamede gösterdikleri matrah üzerinden re'sen gerekli
tarhiyatın yapılacağı ve bu beyannamelerin re'sen takdir için takdir
komisyonuna sevk e4dilmeyeceği ancak vergi incelemesine başlanılmasından
veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra kendiliğinden verilen
beyannameler için bu hükmün uygulanmayacağı belirtilmiştir.
- Vergi Usul Kanunu'na yeni eklenen mükerrer 196'ncı
madde uyarınca KAMBİYO SENETLERİ DEFTERİ tutulması zorunluluğu
getirilmektedir.
Bu deftere I'nci ve II'nci sınıf tüccarlar ile serbest
meslek erbabı faaliyetleriyle ilgili borçları ve alacakları için
düzenledikleri bono,poliçe,çek ve benzeri kambiyo senetlerine ilişkin
bilgileri kaydedecekleri,birden çok işyeri veya şubesinin bulunması
halinde her işyeri veya şube için ayrı kambiyo senetleri defteri
tutalacağı defterin bir tarafına işletmenin alacakları için alınan veya
işletmeye ciro edilen bono,poliçe,çek ve benzeri kombiyo senetleri;
diğer tarafına işletmenin borçları için düzenlenip verilen veya ciro
edilen bono,çek,poliçe ve benzeri kambiyo senetleri düzenleme veya ciro
tarihinden itibaren on gün içerisinde kaydedileceği bu defterde yer
alacak bilgiler ile bu deftere ilişkin diğer usül ve esasları belirtmeye
Maliye Bakanlığının yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.
- Vergi Usül Kanunu'na yeni eklenen bir diğer mükerrer
227'nci madde ile vergi beyannamelerinin 3568 sayılı Kanun'na göre yetki
almış Serbest Mali Müşavir veya Yeminli Mali Müşavirler tarafından da
imzalanması mecburiyetini getirmeye bu mecburiyeti beyanname
çeşitleri,mükellef grupları ve faaliyet konuları itibariyle ayrı ayrı
uygulatmaya,Vergi Kanunlarında yer alan muafiyet,istisna,yeniden
değerlendirme,zarar mahsubu ve benzeri hükümlerden yararlanılmasını
Maliye Bakanlığı'nca belirlenen şartlara uygun olarak Yeminli Mali
Müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu ibraz edilmesi şartına bağlamaya
bu uygulamalara ilişkin usül ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı
yetkili kılınmaktadır.
Bu hükümlere göre beyannameyi imzalayan veya tasdik
raporunu düzenleyen Meslek Mensuplarının,imzaladıkları beyannamelerde
veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter
kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun
olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi,ceza,geçikme faizinden mükellefe
birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacakları,yeminli mali
müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu ibrazı şartına bağlanan
konularda,tasdik raporunu zamanında ibraz etmeyen mükelleflerin tasdike
konu haktan yararlanamayacakları,ancak Maliye Bakanlığının tasdik
raporlarının ibraz süresini iki aya kadar uzatmaya yetkili olduğu
öngörülmektedir.
- Vergi Usül Kanununun 274'ncü maddesinde yapılan
değişiklikte,satın alınan veya imal edilen emtianın maliyet bedeliyle
değerleneceği ,ayrıca emtia maliyet bedelinin son giren ilk çıkar
yöntemiyle de tespit edilebileceği,bu yöntemi seçenlerin en az 5 yıl
süre ile bu yöntemden vazgeçmeyecekleri bu yöntemin usül ve esaslarını
Maliye Bakanlığının tespit edeceği hükme bağlanmıştır.
- Vergi Usül Kanununun "Yeniden Değerleme başlıklı
mükerrer; 298'nci maddesinin 4 ve 7 numaralı bentlerinde yapılan
değişiklik ile, amortismana tabi iktisadi kıymetlerini yeniden
değerlemeye tabi tutan kurumlar vergisi mükellefleri ile kollektif,adi
komandit ve adi şirketler dahil olmak üzere bilanço usulünde defter
tutan gelir vergisi mükelleflerinin,yeniden değerlemenin yapıldığı hesap
döneminden itibaren sabit kıymetlerini yeni değerleri üzerinden itfa
edecekleri,ancak bina,arsa ve arazilerin yeniden değerlemeden önceki
kıymetleri üzerinden amortismana tabi tutalacağı,mükelleflerin değer
artış fonunun sermayeye ilave dışında herhangi bir suretle başka bir
hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde,bu işlemin
yapıldığı dönemde vergiye tabi tutulacağı öngörülmüştür.
- Vergi Usül Kanununun "Normal Amortismanı" başlıklı
315'nci maddesinde yapılan değişiklikte,amortismana tabi iktisadi
kıymetlerin değeri,% 20 nispetinden fazla olmak üzere,serbestçe tespit
edilecek nispetler üzerinden yok edilebileceği,ancak arazi ve binalar
ile % 20 nispetinden daha yüksek bir nispette amortismana tabi tutulacak
iktisadi kıymetlerin değerinin Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan olunan
nispetler üzerinden yok edileceği belirtilmiştir. (Madde 10) değişmeden
önce % 50'ye kadar amortisman nispeti uygulanabiliyordu.
- Mükerrer 315/2'nci maddesinde yapılan değişiklikte
de azalan bakiyeler usulüyle amortisman nispeti % 50 yerine % 40'ı
geçmemek üzere normal amortisman nispetinin iki katına indirilmiştir.
- 320 'nci maddeye eklenen fıkrada ise,iktisadi
kıymetlerin aktif girdiği ilk hesap döneminde,dönemin bitimine kaç ay
kalmışsa,bu hesap dönemi için ay kesri tam ay sayılmak suretiyle kalan
ay süresi kadar amortisman ayrılacağı,amortisman ayrılmayan süreye
isabet eden bakiye değerin itfa süresinin son yılında tamamen yok
edileceği öngörülmektedir.
- Vergi Usul Kanununun "kaçakcılık suçu" başlık
344'ncü maddede yapılan değişikliklerle,kaçakçılık suçu "mükellef veya
sorumlu tarafından kasten vergi ziyanına sebebiyet verilmesi" olarak
tarif edildikten sonra,kastın varlığı kabul edilen suçlar 6 bent halinde
sayılmıştır.
BU suçlar;
1- Vergi Kanunlarına göre tutulması mecburi olan
defterleri tutmamak bu defterlere kaydı gereken hususları
kaydetmemek,Vergi matrahının azaltacak tarzda tamamen veya kısmen diğer
defter veya kağıtlara kaydetmek.
2- Sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı vesikalar
tanzim etmek veya bunları bilerek kullanmak.
3- Vesikaları tahrif etmek veya tahrif edilmiş
vesikalarla asıllarına uygun olmayarak tanzim edilmiş vesika ve
suretleri bilerek kullanmak.
4- Vergi Kanunlarına göre tutulması mecburi olan
defter kayıtlarını tahrif etmek veya bu defterlerde mevhum adlara hesap
açmak veyahut her türlü hesap ve muhasebe hileleri yapmak.
5- Vergi Kanunlarına göre tutulması mecburi olan
defterlerin sahifelerini yok ederek yerlerine başka yapraklar koymak
veya hiç yaprak koymamak.
6- Vergi Kanunlarına göre tutulması ve muhafazası
mecburi olan defter veya vesikaları yok etmek veya gizlemek
(mevcudiyetleri noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu
ha.de vergi incelemesine yetkili kimselere inceleme sırasında defter ve
vesikaların ibraz edilmemesi de gizlemek demektir.)
- Vergi Usul Kanununun "Ağır Kusurun Tarifi"başlıklı
mükerrer 247'nci maddesinde yapılan değişiklik ile,ağır kusur sayılan
fiiller 5 bent halinde belirtilmiş, 349'ncu maddedeki ziyaa uğrayan
verginin bir katı tutarındaki ceza iki katı olarak artırılmıştır.
- Vergi Usul Kanununun "Özel Usulzüslükler ve
Cezaları" başlıklı 353'ncü maddede yapılan değişiklikte verilmesi ve
alınması icabeden fatura,gider pusulası,müstahsil makbuzu ile serbest
meslek makbuzunu vermeyen ve almayanlardan herbirine uygulanmakta olan
ceza miktarı 1.000.000.-TL, yine parakende satış fişi,yazar kasa fişi
giriş ve yolcu taşıma bileti,sevk irsaliyesi,taşıma irsaliyesi,yolcu
listesi,günlük müşteri listesi gibi
belgelerin;kullanılmadığının,düzenlenmediğinin,bulundurulm adığının
irsaliye ve yolcu listesinin ayrıca taşıtta
bulundurulmadığının,düzenlenmediğinin,düzenlenen belgelerde aslı ile
örneğinde farklı meblağlara yer verildiğinin veya gerçeğe aykırı olarak
düzenlendiğinin tespiti halinde her bir belge için kesilmekte olan
ceza,1.000.000.-TL'ya yükseltilerek,bu konuda düzenlenen tespit
tutanağının;bu belgeleri almayan ve vermeyenlere verilen nushanın ceza
ihbarnemesi yerine geçeceği,cezasının 7 gün içinde ödeneceği cezanın
tespit tutanağının düzenlendiği günde ödenmesi halinde yarısının
indirileceği,7 gün içinde ödenmediği takdirde iki kat olarak,tahsil
edileceği hükmü getirilmiştir. (1,2,3. bentler)
Öte yandan,günlük kasa defteri günlük parakende satış
ve hasılat defteri,serbest kazanç defteri ile Maliye Bakanlığınca
tutulma ve günü gününe kayıt edilme mecburiyeti getirilen defterlerin
günü gününe tutulmaması veya yoklama ve incelemeye yetkili olanlara
istendiğinde ibraz edilmemesi,Vergi Levhası bulundurma veya asma
zorululuğu bulunan mükelleflerin bu zorunluluğa uymamaları halinde,her
tespitte kesilmekte ceza 1.000.000.-TL'ya çıkarılmış Vergi Usul
Kanununun mükerrer 354'ncü maddesine göre işyerleri için kapatma kararı
verilen ve işletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflere ilk
takvim yılı içinde ilk uygulama için 2.000.000.-TL'a, ikinci uygulama
için 4.000.000.-TL'a üçüncü ve daha sonraki her uygulama için
ise,8.000.000.-TL'a özel usulsüzlük cezası kesileceği, bilanço usulü
esasına göre defter tutan mükellefler ile serbest meslek erbabı için bu
cezaların bir kat arttırılarak uygulanacağı 353'ncü maddenin 4 ve 5 'nci
bentleriyle hükme bağlanmıştır.
Keza,6'ncı bent hükmünde de, Vergi Usul Kanununa göre
belirlenen muhasebe standartlarına,tek düzen hesap planına ve mali
tablolara ilişkin usul ve esaslara uymayanlara 25.000.000.-TL özel
usulsüzlük cezası kesileceği belirtilmiştir.
- Vergi Usul Kanununun "İşyeri Kapatma Cezası"
başlıklı mükerrer 354'ncü maddesine eklenen fıkra hükmünde,uygulanacak
safhaya gelen işyeri kapatma cezası,kapatma kararının uygulanmasından
önce mükelleflerin yazılı olarak istemeleri halinde para cezasına
çevrileceği, işyeri kapatma cezasının para cezasına çevrilmesinden sonra
aynı takvim yılı içerisinde işlenen fiiller nedeniyle ikinci defadaki
işyeri kapatma cezasının paraya çevrilmeyeceği,işyeri kapatma para
cezasının; kapatma kararına ilişkin yazının mükellefe tebliğ edildiği
tarihte yürürlükte olan asgari ücretin (16 yaşından büyük işçiler için
uygulanan) bir yıllık brüt tutarından az olmamak üzere,mükellefin bir
önceki yıl gelir ve kurumlar vergisi beyannamesinde bildirildiği dönem
kazancının % 5'i olarak hesaplanıp bir yazı ile mükellefe tebliğ
edildiği tarihten itibaren 15 gün içerisinde tamamen ödenmediği
takdirde, işyeri kapatma cezasının uygulanacağı belirtilmektedir.
- V ergi Usul Kanununun "Kacakçılığa Teşebbüs suçu ve
kacakçılıkta Hapis ve Meslekten Men Cezası" başlıklı 358,359 ve 360'ncı
maddelerinde yapılan değişikliklerde;
1- 344'ncü maddenin 6 numaralı bentlerinde yazılı
kacakçılık suçları veya bir hesap dönemi içinde ayrı ayrı tarihlerde en
az dört defa fatura,gider pusulası,müstahsil makbuzu,serbest meslek
makbuzu düzenlememe ve iki defa vesikasız mal bulundurma
fiilleri,verginin tarhı için kanunda belli edilen sürenin girmesinden
önce meydana çıkarılanlar,bu fiillerin vergi kaybına neden olup
olmadığına bakılmaksızın;
2- Maliye Bakanlığının özel işaretli görevlisinin
ikazına rağmen durmayan aracın sürücüsünün,
3- Muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge basan veya
çıkartılan yönetmelikte belirtilen görevini yerine getirmeyen anlaşmalı
matbaalar ile anlaşması olmadığı halde bu Kanun uyarınca tutulması veya
düzenlenmesi zorunlu belgeleri basanların ve bu belgeleri kullananların
kacakçılığa teşebbüs etmiş sayılacağı, 344'ncü maddenin 1-6 numaralı
bentlerinde yazılı kacakçılık suçlarını işleyenler hakkında 345'nci
maddede yazılı vergi cezalarından(verginin üç katı tutarı) ayrı olarak
altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile bu kadar süre ticaret,sanat ve
meslekten mahrumiyete hükmolunacağı, kacakçılığa teşebbüs suçu
işleyenler hakkında da, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası
hükmolunacağı,358'nci madde yazılı kacakçılığa teşebbüs suçu nedeniyle
hükmolunan hapis cezasının her bir günü için yürürlükteki asgari ücretin
bir aylık brüt tutarının yarısının esas alınacağı ve hükmolunan bu para
cezasının ertelenmeyeceği hükme bağlanmıştır.
- Kacakçılık suçu cezası kesilen tarhiyata ilişkin
vergi ve cezanın uzlaşma mevzu yapılmayacağı,Vergi Usul Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten önce aktife giren iktisadi kıymetler hakkında
Oda aktife alındıkları yılda yürürlükte olan hükümlere göre amortisman
ayrılmasına devam olunacağı belirtilmiştir.
- Vergi Usul Kanununun "YETKİ" başlıklı mükerrer
257'nci maddesine yeni eklenen fıkra hükmünde, vergilendirme ile ilgili
defter ve belge tasdikini, noterlere,kanunla kurulmuş meslek
kuruluşlarına veya uygun göreceği diğer mercilere yaptırmaya, ticari
kazançları götürü usulde tespit edilen gelir vergisi mükelleflerine özel
bir defter tutturmaya ve bu konulara ilişkin diğer usul ve esasları
belirlemeye Maliye Bakanlığına yetki verilmektedir.
II- 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunda Yapılan
Değişiklikler:
- Gelir Vergisinin "İndirilecek Giderler" başlıklı
40'ncı maddesinde yapılan değişiklikte, kiralama yoluyla edinilen veya
işletmeye dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderleri(
nakliyecilikte kullanılanlar hariç olmak üzere,binek otomobillerinin ve
zati ve ailevi ihtiyaçlar içinde kullanılan taşıtların giderlerinin ve
amortismanlarının yarısı)
- Gelir Vergisi Kanunun "Gider Kabul Edilmeyen
Ödemeler" başlıklı 41'nci maddesinin birinci fıkrasıda yapılan
değişiklikte,
- Kiralama yoluyla edinilen veya işletmede kayıtlı
olan yat, kotra, tekne, sürat teknesi gibi motorlu deniz, uçak ve
helikopter gibi hava taşıtlarından işletmenin esas faaliyet konusu ile
ilgili olmayanların giderleri ile amortismanları gider olarak kabul
edilmeyeceği belirtilmiştir.
III- 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanununda
yapılan değişiklikler :
- Katma Değer Vergisi Kanununun " Vergi Sorumlusu"
başlıklı 9'ncu maddesinde yapılan değişiklikte, fiili veya kaydi (defter
kayıtlarına göre veya satış yerinde tespit) envanter sırasında belgesiz
mal bulundurulduğu veya belgesiz hizmet satın alındığının tespiti
halinde, bu alışlar nedeniyle kayba uğratılan katma değer vergisi,
belgesiz mal bulunduran veya hizmet satın alan mükelleften aranacağı,
belgesiz mal bulundurdukları veya hizmet satın aldıkları tespit edilen
mükelleflere, bu mal ve hizmetlere ait alış belgelerinin ibrazı için
tespit tarihinden itibaren 10 günlük bir süre verileceği, bu süre içinde
alış belgelerinin ibraz edilmemesi halinde belgesi ibraz edilmeyen mal
ve hizmetlerin tespit tarihindeki emsal bedeli üzerinden hesaplanan
KDV.si, alışlarını belgelemeyen mükellef adına re'sen tarh edileceği ve
bu tarhiyata kaçakçılık cezası uygulanmayacağı, ancak belgesiz alınan
mal ve hizmetleri satanlara , bu satışlarla ilgili olarak, vergi
inceleme raporuna dayanılarak KDV.si tarhiyatı yapıldığı takdirde, kayba
uğratılan vergi ve buna ilişkin cezanın ayrıca alıcıdan aranmayacağı
belirtilmiştir.
Değişmeden önceki hükümde, belgesiz mal ve hizmet
alım- satımına taraf olanlar sorumlu tutuluyordu.
IV- 7338 Sayılı Veraset ve İntikal Vergisi
Kanununda yapılan değişiklikler :
- Veraset ve intikal Vergisi Kanununun " İstisnalar"
başlıklı 4'ncü maddesinde yapılan değişiklik ile, furuğ ve eşten her
birine isabet eden miras hisselerinin 400.000.000.-TL'sı (furuğ
bulunmaması halinde eşe isabet eden miras hissesinin 800.000.000.-TL'sı),
ivassız surette vaki intikallerin 10.000.000.-TL'sı, para ve mal üzerine
düzenlenen yarışma ve çekilişlerde kazanılan ikramiyelerin de
10.000.000.-TL'sı vergiden istisna edilmektedir.
- Veraset ve intikal vergisinin nispetleri yeniden
düzenlenerek,% 30-44 olan azami nispetler % 25-30 olarak düşülmüştür.
- Bu Kanunun yukarıda açıklanan değişikliklerle ilgili
hükümlerinin bir kısmı 1.1.1995 tarihinde, vergi usul Kanununun 274'ncü
maddesi Gelir Vergisi Kanununun 41'nci maddesi değişikliği 1.1.1996
tarihinde veraset ve intikal vergisi Kanunu ile değişiklik yayımı
tarihinde (6.7.1994) yürürlüğe girmektedir.
Bilgileri ve gereğinin ona göre yapılmasını rica
ederiz.
|