Mevzuat  >> Genelgeler >> 1994 Yılı >>72 Nolu Genelge 27.07.1994 ( Vergi Kanunlarinda Yapilan Degisiklik hk. )

 

                   

6 Temmuz 1994 tarihli ve 21982 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4008 sayılı Kanunla Vergi Kanunlarında yapılan değişikliklerden esnaf ve sanatkarlarımızı ilgilendiren hükümler açıklanmıştır.

I. 213 sayılı Vergi Usul Kanununda yapılan değişiklikler :

- Vergi Usul Kanununun 8'nci maddesine eklenen fıkrada Türkiye Cumhuriyeti taibiyetinde bulunan her gerçek kişiye bir vergi numarası verileceği,bu hükmün uygulamasına ilişkin usul ve esasların bilahere Maliye Bakanlığınca tespit edileceği belirtilmiştir.

- Vergi Usul Kanununun "Resen Vergi Tarhı" başlıklı 30'ncu maddesinin 1'nci fıkrasında,vergi beyannamesi kanuni sürenin sonunda başlayarak 15 gün geçtiği halde verilmemiş olursa" re'sen takdir sebebi sayılıyordu.

Bu defa yapılan değişiklikte,"Vergi beyannamesi kanuni süresi geçtiği halde verilmemiş ise" re'sen takdir sebebi sayılacaktır.

Yine,Vergi Usul Kanununun 30'ncu maddesinde yeni eklenen 7'nci fıkra hükmü ile Maliye müfettişleri hesap uzmanları ve gelirler kontrolörlerince yapılan incelemeler sırasında,mükellefler her türlü harcama ve tasarruflarını vergisi ödenmiş veya vergiye tabi olmayan harcamalardan sağladıklarını kanıtlayamazlarsa harcama ve tasarrufların vergiye tabi olmayan kazançlarından sağlandığı ispat edilmeyen kısmının harcama ve tasarrufun yapıldığı dönemde elde edilen ve vergisi ödenmeyen kazanç olarak re'sen vergiye tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır.

Bu yeni getirilen hüküm ile vergi mükellefi olmadığı veya vergi mükellefi olduğu halde az kazanç bildirenlerin aşırı derecede ki masraflarla düğün,nişan yapanlara veya bankalarda finans kurumlarında yüksek miktarlarda mevduatı olanlara repo,hisse senedi alacak senedi,çek alacağı bulunanlara bunların kaynağı sorularak vergiye tabi gelirlerden olup olmadığı inceleme yoluyla araştırlması yapıldıktan sonra bunların vergilendirilmiş veya vergiye tabi olmayan gelirlerden harcandığının ispat edilemesi durumunda vergisi ödenmemiş kazanç addedilerek vergiye tabi tutulması amaçlanmaktadır.

Bu Kanunla 30'ncu maddeye eklenen 8'nci fıkrada da,213 sayılı Vergi Usül Kanunu'na bu Kanunla eklenen ve aşağıda metni açıklanacak olan mükerrer 227'nci madde uyarınca 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış Serbest Muhasebeci,Serbest Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavire imzalattırma mecburiyeti getiren beyanname ve ekleri imzalattırılmazsa veya tasdik kapsamına alınan konularda Yeminli Mali Müşavirin tasdik raporu zamanında ibraz edilmezse, re'sen takdir sebebi sayılacağı vergi beyannamesini kanuni süresi geçtikten sonra vermiş olanlara bu beyannamede gösterdikleri matrah üzerinden re'sen gerekli tarhiyatın yapılacağı ve bu beyannamelerin re'sen takdir için takdir komisyonuna sevk e4dilmeyeceği ancak vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra kendiliğinden verilen beyannameler için bu hükmün uygulanmayacağı belirtilmiştir.

- Vergi Usul Kanunu'na yeni eklenen mükerrer 196'ncı madde uyarınca KAMBİYO SENETLERİ DEFTERİ tutulması zorunluluğu getirilmektedir.

Bu deftere I'nci ve II'nci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı faaliyetleriyle ilgili borçları ve alacakları için düzenledikleri bono,poliçe,çek ve benzeri kambiyo senetlerine ilişkin bilgileri kaydedecekleri,birden çok işyeri veya şubesinin bulunması halinde her işyeri veya şube için ayrı kambiyo senetleri defteri tutalacağı defterin bir tarafına işletmenin alacakları için alınan veya işletmeye ciro edilen bono,poliçe,çek ve benzeri kombiyo senetleri; diğer tarafına işletmenin borçları için düzenlenip verilen veya ciro edilen bono,çek,poliçe ve benzeri kambiyo senetleri düzenleme veya ciro tarihinden itibaren on gün içerisinde kaydedileceği bu defterde yer alacak bilgiler ile bu deftere ilişkin diğer usül ve esasları belirtmeye Maliye Bakanlığının yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.

- Vergi Usül Kanunu'na yeni eklenen bir diğer mükerrer 227'nci madde ile vergi beyannamelerinin 3568 sayılı Kanun'na göre yetki almış Serbest Mali Müşavir veya Yeminli Mali Müşavirler tarafından da imzalanması mecburiyetini getirmeye bu mecburiyeti beyanname çeşitleri,mükellef grupları ve faaliyet konuları itibariyle ayrı ayrı uygulatmaya,Vergi Kanunlarında yer alan muafiyet,istisna,yeniden değerlendirme,zarar mahsubu ve benzeri hükümlerden yararlanılmasını Maliye Bakanlığı'nca belirlenen şartlara uygun olarak Yeminli Mali Müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu ibraz edilmesi şartına bağlamaya bu uygulamalara ilişkin usül ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkili kılınmaktadır.

Bu hükümlere göre beyannameyi imzalayan veya tasdik raporunu düzenleyen Meslek Mensuplarının,imzaladıkları beyannamelerde veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi,ceza,geçikme faizinden mükellefe birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacakları,yeminli mali müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu ibrazı şartına bağlanan konularda,tasdik raporunu zamanında ibraz etmeyen mükelleflerin tasdike konu haktan yararlanamayacakları,ancak Maliye Bakanlığının tasdik raporlarının ibraz süresini iki aya kadar uzatmaya yetkili olduğu öngörülmektedir.

- Vergi Usül Kanununun 274'ncü maddesinde yapılan değişiklikte,satın alınan veya imal edilen emtianın maliyet bedeliyle değerleneceği ,ayrıca emtia maliyet bedelinin son giren ilk çıkar yöntemiyle de tespit edilebileceği,bu yöntemi seçenlerin en az 5 yıl süre ile bu yöntemden vazgeçmeyecekleri bu yöntemin usül ve esaslarını Maliye Bakanlığının tespit edeceği hükme bağlanmıştır.

- Vergi Usül Kanununun "Yeniden Değerleme başlıklı mükerrer; 298'nci maddesinin 4 ve 7 numaralı bentlerinde yapılan değişiklik ile, amortismana tabi iktisadi kıymetlerini yeniden değerlemeye tabi tutan kurumlar vergisi mükellefleri ile kollektif,adi komandit ve adi şirketler dahil olmak üzere bilanço usulünde defter tutan gelir vergisi mükelleflerinin,yeniden değerlemenin yapıldığı hesap döneminden itibaren sabit kıymetlerini yeni değerleri üzerinden itfa edecekleri,ancak bina,arsa ve arazilerin yeniden değerlemeden önceki kıymetleri üzerinden amortismana tabi tutalacağı,mükelleflerin değer artış fonunun sermayeye ilave dışında herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde,bu işlemin yapıldığı dönemde vergiye tabi tutulacağı öngörülmüştür.

- Vergi Usül Kanununun "Normal Amortismanı" başlıklı 315'nci maddesinde yapılan değişiklikte,amortismana tabi iktisadi kıymetlerin değeri,% 20 nispetinden fazla olmak üzere,serbestçe tespit edilecek nispetler üzerinden yok edilebileceği,ancak arazi ve binalar ile % 20 nispetinden daha yüksek bir nispette amortismana tabi tutulacak iktisadi kıymetlerin değerinin Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan olunan nispetler üzerinden yok edileceği belirtilmiştir. (Madde 10) değişmeden önce % 50'ye kadar amortisman nispeti uygulanabiliyordu.

- Mükerrer 315/2'nci maddesinde yapılan değişiklikte de azalan bakiyeler usulüyle amortisman nispeti % 50 yerine % 40'ı geçmemek üzere normal amortisman nispetinin iki katına indirilmiştir.

- 320 'nci maddeye eklenen fıkrada ise,iktisadi kıymetlerin aktif girdiği ilk hesap döneminde,dönemin bitimine kaç ay kalmışsa,bu hesap dönemi için ay kesri tam ay sayılmak suretiyle kalan ay süresi kadar amortisman ayrılacağı,amortisman ayrılmayan süreye isabet eden bakiye değerin itfa süresinin son yılında tamamen yok edileceği öngörülmektedir.

- Vergi Usul Kanununun "kaçakcılık suçu" başlık 344'ncü maddede yapılan değişikliklerle,kaçakçılık suçu "mükellef veya sorumlu tarafından kasten vergi ziyanına sebebiyet verilmesi" olarak tarif edildikten sonra,kastın varlığı kabul edilen suçlar 6 bent halinde sayılmıştır.

BU suçlar;

1- Vergi Kanunlarına göre tutulması mecburi olan defterleri tutmamak bu defterlere kaydı gereken hususları kaydetmemek,Vergi matrahının azaltacak tarzda tamamen veya kısmen diğer defter veya kağıtlara kaydetmek.

2- Sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı vesikalar tanzim etmek veya bunları bilerek kullanmak.

3- Vesikaları tahrif etmek veya tahrif edilmiş vesikalarla asıllarına uygun olmayarak tanzim edilmiş vesika ve suretleri bilerek kullanmak.

4- Vergi Kanunlarına göre tutulması mecburi olan defter kayıtlarını tahrif etmek veya bu defterlerde mevhum adlara hesap açmak veyahut her türlü hesap ve muhasebe hileleri yapmak.

5- Vergi Kanunlarına göre tutulması mecburi olan defterlerin sahifelerini yok ederek yerlerine başka yapraklar koymak veya hiç yaprak koymamak.

6- Vergi Kanunlarına göre tutulması ve muhafazası mecburi olan defter veya vesikaları yok etmek veya gizlemek (mevcudiyetleri noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu ha.de vergi incelemesine yetkili kimselere inceleme sırasında defter ve vesikaların ibraz edilmemesi de gizlemek demektir.)

- Vergi Usul Kanununun "Ağır Kusurun Tarifi"başlıklı mükerrer 247'nci maddesinde yapılan değişiklik ile,ağır kusur sayılan fiiller 5 bent halinde belirtilmiş, 349'ncu maddedeki ziyaa uğrayan verginin bir katı tutarındaki ceza iki katı olarak artırılmıştır.

- Vergi Usul Kanununun "Özel Usulzüslükler ve Cezaları" başlıklı 353'ncü maddede yapılan değişiklikte verilmesi ve alınması icabeden fatura,gider pusulası,müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzunu vermeyen ve almayanlardan herbirine uygulanmakta olan ceza miktarı 1.000.000.-TL, yine parakende satış fişi,yazar kasa fişi giriş ve yolcu taşıma bileti,sevk irsaliyesi,taşıma irsaliyesi,yolcu listesi,günlük müşteri listesi gibi belgelerin;kullanılmadığının,düzenlenmediğinin,bulundurulm adığının irsaliye ve yolcu listesinin ayrıca taşıtta bulundurulmadığının,düzenlenmediğinin,düzenlenen belgelerde aslı ile örneğinde farklı meblağlara yer verildiğinin veya gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğinin tespiti halinde her bir belge için kesilmekte olan ceza,1.000.000.-TL'ya yükseltilerek,bu konuda düzenlenen tespit tutanağının;bu belgeleri almayan ve vermeyenlere verilen nushanın ceza ihbarnemesi yerine geçeceği,cezasının 7 gün içinde ödeneceği cezanın tespit tutanağının düzenlendiği günde ödenmesi halinde yarısının indirileceği,7 gün içinde ödenmediği takdirde iki kat olarak,tahsil edileceği hükmü getirilmiştir. (1,2,3. bentler)

Öte yandan,günlük kasa defteri günlük parakende satış ve hasılat defteri,serbest kazanç defteri ile Maliye Bakanlığınca tutulma ve günü gününe kayıt edilme mecburiyeti getirilen defterlerin günü gününe tutulmaması veya yoklama ve incelemeye yetkili olanlara istendiğinde ibraz edilmemesi,Vergi Levhası bulundurma veya asma zorululuğu bulunan mükelleflerin bu zorunluluğa uymamaları halinde,her tespitte kesilmekte ceza 1.000.000.-TL'ya çıkarılmış Vergi Usul Kanununun mükerrer 354'ncü maddesine göre işyerleri için kapatma kararı verilen ve işletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflere ilk takvim yılı içinde ilk uygulama için 2.000.000.-TL'a, ikinci uygulama için 4.000.000.-TL'a üçüncü ve daha sonraki her uygulama için ise,8.000.000.-TL'a özel usulsüzlük cezası kesileceği, bilanço usulü esasına göre defter tutan mükellefler ile serbest meslek erbabı için bu cezaların bir kat arttırılarak uygulanacağı 353'ncü maddenin 4 ve 5 'nci bentleriyle hükme bağlanmıştır.

Keza,6'ncı bent hükmünde de, Vergi Usul Kanununa göre belirlenen muhasebe standartlarına,tek düzen hesap planına ve mali tablolara ilişkin usul ve esaslara uymayanlara 25.000.000.-TL özel usulsüzlük cezası kesileceği belirtilmiştir.

- Vergi Usul Kanununun "İşyeri Kapatma Cezası" başlıklı mükerrer 354'ncü maddesine eklenen fıkra hükmünde,uygulanacak safhaya gelen işyeri kapatma cezası,kapatma kararının uygulanmasından önce mükelleflerin yazılı olarak istemeleri halinde para cezasına çevrileceği, işyeri kapatma cezasının para cezasına çevrilmesinden sonra aynı takvim yılı içerisinde işlenen fiiller nedeniyle ikinci defadaki işyeri kapatma cezasının paraya çevrilmeyeceği,işyeri kapatma para cezasının; kapatma kararına ilişkin yazının mükellefe tebliğ edildiği tarihte yürürlükte olan asgari ücretin (16 yaşından büyük işçiler için uygulanan) bir yıllık brüt tutarından az olmamak üzere,mükellefin bir önceki yıl gelir ve kurumlar vergisi beyannamesinde bildirildiği dönem kazancının % 5'i olarak hesaplanıp bir yazı ile mükellefe tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 gün içerisinde tamamen ödenmediği takdirde, işyeri kapatma cezasının uygulanacağı belirtilmektedir.

- V ergi Usul Kanununun "Kacakçılığa Teşebbüs suçu ve kacakçılıkta Hapis ve Meslekten Men Cezası" başlıklı 358,359 ve 360'ncı maddelerinde yapılan değişikliklerde;

1- 344'ncü maddenin 6 numaralı bentlerinde yazılı kacakçılık suçları veya bir hesap dönemi içinde ayrı ayrı tarihlerde en az dört defa fatura,gider pusulası,müstahsil makbuzu,serbest meslek makbuzu düzenlememe ve iki defa vesikasız mal bulundurma fiilleri,verginin tarhı için kanunda belli edilen sürenin girmesinden önce meydana çıkarılanlar,bu fiillerin vergi kaybına neden olup olmadığına bakılmaksızın;

2- Maliye Bakanlığının özel işaretli görevlisinin ikazına rağmen durmayan aracın sürücüsünün,

3- Muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge basan veya çıkartılan yönetmelikte belirtilen görevini yerine getirmeyen anlaşmalı matbaalar ile anlaşması olmadığı halde bu Kanun uyarınca tutulması veya düzenlenmesi zorunlu belgeleri basanların ve bu belgeleri kullananların kacakçılığa teşebbüs etmiş sayılacağı, 344'ncü maddenin 1-6 numaralı bentlerinde yazılı kacakçılık suçlarını işleyenler hakkında 345'nci maddede yazılı vergi cezalarından(verginin üç katı tutarı) ayrı olarak altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile bu kadar süre ticaret,sanat ve meslekten mahrumiyete hükmolunacağı, kacakçılığa teşebbüs suçu işleyenler hakkında da, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası hükmolunacağı,358'nci madde yazılı kacakçılığa teşebbüs suçu nedeniyle hükmolunan hapis cezasının her bir günü için yürürlükteki asgari ücretin bir aylık brüt tutarının yarısının esas alınacağı ve hükmolunan bu para cezasının ertelenmeyeceği hükme bağlanmıştır.

- Kacakçılık suçu cezası kesilen tarhiyata ilişkin vergi ve cezanın uzlaşma mevzu yapılmayacağı,Vergi Usul Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce aktife giren iktisadi kıymetler hakkında Oda aktife alındıkları yılda yürürlükte olan hükümlere göre amortisman ayrılmasına devam olunacağı belirtilmiştir.

- Vergi Usul Kanununun "YETKİ" başlıklı mükerrer 257'nci maddesine yeni eklenen fıkra hükmünde, vergilendirme ile ilgili defter ve belge tasdikini, noterlere,kanunla kurulmuş meslek kuruluşlarına veya uygun göreceği diğer mercilere yaptırmaya, ticari kazançları götürü usulde tespit edilen gelir vergisi mükelleflerine özel bir defter tutturmaya ve bu konulara ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığına yetki verilmektedir.

II- 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunda Yapılan Değişiklikler:

- Gelir Vergisinin "İndirilecek Giderler" başlıklı 40'ncı maddesinde yapılan değişiklikte, kiralama yoluyla edinilen veya işletmeye dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderleri( nakliyecilikte kullanılanlar hariç olmak üzere,binek otomobillerinin ve zati ve ailevi ihtiyaçlar içinde kullanılan taşıtların giderlerinin ve amortismanlarının yarısı)

- Gelir Vergisi Kanunun "Gider Kabul Edilmeyen Ödemeler" başlıklı 41'nci maddesinin birinci fıkrasıda yapılan değişiklikte,

- Kiralama yoluyla edinilen veya işletmede kayıtlı olan yat, kotra, tekne, sürat teknesi gibi motorlu deniz, uçak ve helikopter gibi hava taşıtlarından işletmenin esas faaliyet konusu ile ilgili olmayanların giderleri ile amortismanları gider olarak kabul edilmeyeceği belirtilmiştir.

III- 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanununda yapılan değişiklikler :

- Katma Değer Vergisi Kanununun " Vergi Sorumlusu" başlıklı 9'ncu maddesinde yapılan değişiklikte, fiili veya kaydi (defter kayıtlarına göre veya satış yerinde tespit) envanter sırasında belgesiz mal bulundurulduğu veya belgesiz hizmet satın alındığının tespiti halinde, bu alışlar nedeniyle kayba uğratılan katma değer vergisi, belgesiz mal bulunduran veya hizmet satın alan mükelleften aranacağı, belgesiz mal bulundurdukları veya hizmet satın aldıkları tespit edilen mükelleflere, bu mal ve hizmetlere ait alış belgelerinin ibrazı için tespit tarihinden itibaren 10 günlük bir süre verileceği, bu süre içinde alış belgelerinin ibraz edilmemesi halinde belgesi ibraz edilmeyen mal ve hizmetlerin tespit tarihindeki emsal bedeli üzerinden hesaplanan KDV.si, alışlarını belgelemeyen mükellef adına re'sen tarh edileceği ve bu tarhiyata kaçakçılık cezası uygulanmayacağı, ancak belgesiz alınan mal ve hizmetleri satanlara , bu satışlarla ilgili olarak, vergi inceleme raporuna dayanılarak KDV.si tarhiyatı yapıldığı takdirde, kayba uğratılan vergi ve buna ilişkin cezanın ayrıca alıcıdan aranmayacağı belirtilmiştir.

Değişmeden önceki hükümde, belgesiz mal ve hizmet alım- satımına taraf olanlar sorumlu tutuluyordu.

IV- 7338 Sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununda yapılan değişiklikler :

- Veraset ve intikal Vergisi Kanununun " İstisnalar" başlıklı 4'ncü maddesinde yapılan değişiklik ile, furuğ ve eşten her birine isabet eden miras hisselerinin 400.000.000.-TL'sı (furuğ bulunmaması halinde eşe isabet eden miras hissesinin 800.000.000.-TL'sı), ivassız surette vaki intikallerin 10.000.000.-TL'sı, para ve mal üzerine düzenlenen yarışma ve çekilişlerde kazanılan ikramiyelerin de 10.000.000.-TL'sı vergiden istisna edilmektedir.

- Veraset ve intikal vergisinin nispetleri yeniden düzenlenerek,% 30-44 olan azami nispetler % 25-30 olarak düşülmüştür.

- Bu Kanunun yukarıda açıklanan değişikliklerle ilgili hükümlerinin bir kısmı 1.1.1995 tarihinde, vergi usul Kanununun 274'ncü maddesi Gelir Vergisi Kanununun 41'nci maddesi değişikliği 1.1.1996 tarihinde veraset ve intikal vergisi Kanunu ile değişiklik yayımı tarihinde (6.7.1994) yürürlüğe girmektedir.

Bilgileri ve gereğinin ona göre yapılmasını rica ederiz.
 

Hasan Özcan

Derviş GÜNDAY

GENEL SEKRETER

GENEL BAŞKAN

  
 

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu
Adres : Tunus Caddesi No: 4 06680 Bakanlıklar - Ankara
Tel : 0312- 418 32 69 (Pbx)      Fax: 0312- 425 75 26
info@tesk.org.tr