|
Ekonomik sosyal Konsey toplantısında
konuşan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları
Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı
Bendevi Palandöken, esnaf ve
sanatkarların Bağ-Kur yönetiminde
yeniden temsil edilmesinin sağlanmasını
isteyerek, sigortalılara basamak
yükseltme ve borcu bulanan üyeler için
son bir kez borçlanma imkanı
sağlanmasını istedi.
sosyal
güvenlik; tüm vatandaşlarımızın
bugünlerinin ve yarınlarının, sosyal ve
ekonomik açıdan teminat altına alınması
bakımından hayati bir öneme sahip
olduğunu vurgulayan Palandöken, “Sosyal
güvenlik evrensel, temel bir insan hakkı
olup, ilk defa bu yönüyle 1948 yılında
“İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi”nde
yer almıştır. Ülkemiz; hem bu bildirgeye
taraf olduğundan ve hem de en temel ve
değerli bir hak olan yaşama hakkının
ayrılmaz bir parçası olarak sosyal
güvenlik konusunda en uygun yasal
düzenlemeyi yapmak zorundadır” dedi.
Küreselleşme olgusu nedeniyle malların,
sermayenin ve emeğin, ülkeler arasında
serbestçe dolaşmakta olduğunu hatırlatan
TESK Başkanı bu durumun göçmen işçiliği
artırdığını, çalışma ve sosyal güvenlik
konularının, yalnızca ulusal nitelikte
değil, uluslararası ilke ve yaklaşımlar
da dikkate alınarak düzenlenmesini
gerekli kıldığını söyledi. Uluslararası
Çalışma Örgütü, Avrupa Konseyi üyeliği
ve AB üyelik sürecinden doğan çok
taraflı yükümlülükler ve imzaladığımız
ikili sosyal güvenlik anlaşmalarının da
ülkemize bu alanda mükellefiyetler
yüklediğini kaydeden Palandöken, “Bu
konuda yapılacak düzenleme
çalışmalarının, işin tabiatı gereği çok
kolay olmayacağı açıktır. Nitekim,
ülkemizde de sosyal güvenlik konusunda
sürdürülen yasal düzenleme çalışmaları;
esas itibariyle katılımcı bir anlayışla,
ilgili meslek kuruluşları, sendikalar ve
diğer sivil toplum kuruluşlarının katkı
ve katılımıyla, uzun bir süreden beri
devam edegelmektedir” diye konuştu.
Sayıları yaklaşık 500 civarındaki
alım-satım, hizmet ve üretim
mesleklerinde geleneksel yapıyı temsil
ettiklerini de ifade eden Palandöken,
“Köy, mezra, kasaba, ilçe ve illerde
sabahın erken saatlerinden gece yarısına
kadar daha çok emek ağırlıklı görev
yapıyor, halkımıza hizmet sunuyoruz.
Sınırlı bir sermaye ile çalışarak;
esnafımız tüccar, zanaatkarlarımız ise
sanayici olmaya gayret ediyor.
İşletmelerimizde çıraklarımız,
kalfalarımız ve ustalarımız çalışıyor.
İstatistiklere göre, KOBİ’leri en çok
bizim iş yerlerimizde işi öğrenen
çıraklar, kalfalar ve ustalar açıyor.
Meslek mensuplarımızla yanlarında
çalışanlar arasında, kökleri 13’üncü
yüzyıla giden ve eline, diline, beline
sahip olmayı; gönlünü, kapısını ve
sofrasını açık tutmayı öngören Ahilik
felsefesi uyarınca patron-işçi ilişkisi
değil, usta-çırak ilişkisi devam ediyor”
şeklinde konuştu
|
|