Çalışma Alanları  >> İstihdam >> İstihdam ve Mesleki Eğitim

Küreselleşme sürecinin olumsuz etkilerinin azaltılması için insan kaynaklarına yatırım yapılması yani işgücünün niteliğinin arttırılması, gelişmiş ülkeler tarafından kullanılan en önemli araçlardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Günümüzde nitelikli işgücü, fiziki sermayenin önüne geçmiştir. Eğitilmiş ve iyi yetiştirilmiş iş gücü küresel ekonomide rekabet gücünün korunmasında çok önemli bir unsur olarak kabul edilmektedir. Çünkü işletmelerin rekabet gücü, sahip olduğu işgücünün becerisi ile doğru orantılı olarak artmaktadır.

Ülkemizde, erkeklerin ortalama eğitim süresinin 6.8, kadınların ise 5.3 yıl olduğu düşünüldüğünde, mesleki eğitimin istihdamla bağlantısının kurulmasının ve bu alanda ciddi bir politika değişikliğinin yapılmasının gerekliliği çok açık olarak ortaya çıkmaktadır.

Teknolojik ilerleme ve üretim biçimlerinde meydana gelen değişimin en önemli sonuçlarından biri yüksek becerili işlerde talep yaratmasıdır. Bunun sonucunda mesleki eğitim, girişimcilik ve yaşam boyu eğitim, istihdam politikalarının anahtar terimleri haline gelmiş, bu kapsamda istihdam politikaları pasif politikalardan aktif işgücü politikalarına kaydırılmıştır.  

Ülkemizde de eğitim sisteminde mesleki eğitime yönelmeyi teşvik edecek düzenlemeler yapılması gerektiği ve zorunlu temel eğitimden sonra mesleki eğitime yönelme oranının % 60’lara çıkarılacağı kalkınma planlarında onlarca yıldır vurgulanmasına karşın hala bu hedeflere ulaşılamamıştır. Hala işgücü arzı ile talebi arasında nitelik yönünden uyuşmazlık bulunmakta, bir yanda yoğun ve yapısal işsizlik sorunu yaşanırken diğer yanda işletmelerin nitelikli işgücü açığı karşılanamamaktadır.

Eğitim sisteminin çıktıları işgücü piyasasının girdilerini oluşturmaktadır. Dolayısıyla işgücü planlamasının, teknolojik gelişmelere ve iş hayatının talebine göre yapılması gerekmektedir. Eğitim sistemi iş hayatının ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde sürekli gözden geçirilmeli, eğitim ve istihdam bütünlük içinde ele alınmalı, iş hayatının mesleki eğitim sisteminin içinde daha aktif olarak yer almasını sağlayıcı teşvikler getirilmelidir. Teknolojinin baş döndürücü bir hızla geliştiği günümüzde, mesleki eğitim kurumlarının bu hıza yetişecek nitelikte eleman yetiştirmesi ancak okul-sanayi ve üniversite-sanayi işbirliğinin kurulması ve işyeri ağırlıklı eğitim modelinin benimsenmesi ile mümkün olabilecektir. İşletmelerin mesleki eğitim sistemine girmesi için teşvik edilmesi ve desteklenmesi bu açıdan özel bir önem taşımaktadır. Mesleki eğitim öğrencilerini istihdam eden işletmeleri vergi ve sigorta indirimleri ile teşvik etmek, mesleki eğitimi özendirici bir yöntem olarak değerlendirilmelidir.

Mesleki eğitim programlarının beklentileri karşılayacak şekilde hazırlanması ve sürekli güncelleştirilmesi meslek standartlarının oluşturulmasını zorunlu hale getirmektedir. Ulusal Meslek Standartları Kurumu Kanun Tasarısı bir an önce yasalaştırılmalı, meslek standartları, sınav ve belgelendirme sistemi kurulmalıdır.

İşsizlik sorununun çözümü sosyal tarafların etkin katılımına ve ilgili kurumlar arasında koordinasyona ihtiyaç göstermektedir. Bunun yanında işgücü piyasası veri sisteminin, veri üreten kurumlar arasında standart sağlanarak geliştirilmesi ve ortak bir tabana oturtulması gerekmektedir.

 

 

 

 


Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu
Tunus Cad. No:4 06680 Bakanlıklar / ANKARA
Tel: 0312 418 32 69 Fax: 0312 425 75 26
info@tesk.org.tr